Haber Detayı
16 Ağustos 2016 - Salı 10:52
 
Karalar : Paralel Devlete de Derin Devlete de Karşıyız
Darbe girişimi ve paralel devlet yapılanması ile ilgili düşüncelerinin net olduğunu belirten Başkan Karalar, "Biz paralel devlete de karşıyız derin devlete de karşıyız. Bizim bir tek devletimiz var, bir tek cumhuriyetimiz var o da Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu laik, demokratik, sosyal hukuk devletidir. Biz ne derin devlet tanırız ne paralel devlet tanırız. Bizim bildiğimiz devlet de budur savunduğumuz devlet de budur" şeklinde konuştu.
Siyaset Haberi
Karalar : Paralel Devlete de Derin Devlete de Karşıyız

Darbe girişimini ilk nerede ve nasıl duydunuz?

Darbe girişimi haberini Ankara'dan Adana'ya karayolu ile gelirken haber aldım. 

BİZLERİN TEPKİSİ DE FARKLI OLMAZDI 

O andaki ilk tepkiniz ne oldu?

Bende tüm aklıselim insanlar gibi, darbelere yıllarca karşı durmuş, darbelerin olmaması gerektiğini düşünen ve sorunların demokrasi ile çözülmesi gerektiğini haykıran biri olarak karşı durdum. Hatta darbe girişimini duyduğum anda tepkimi sosyal medya üzerinden dile getirme ihtiyacı htim. Zaten bizlerin tepkisi de farklı olmazdı. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da aynı şekilde cevap vermiştir. Türkiye'nin içinden geçtiği bu zorlu ve kritik dönemde, gerekçesi ne olursa olsun hiç kimse kendini halkın iradesi yerine koymamalıdır. Demokrasiye ve cumhuriyete sahip çıkmak dışında bir yol yoktur. 

BU ÜLKE DARBELERDEN ÇOK ÇEKTİ 

Türkiye'nin sürekli darbelerle ve darbe girişimleriyle anılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Elbette darbeler ile anılmak büyüyen ve demokrasiyi benimseyen toplumlara yakışmıyor. Bizler artık darbelerle anılmak istemiyoruz. Bizler tam bağımsız bir ülkede yaşamak istiyoruz. Ve bu nedenle ülkemizin darbeyle anılması bizleri üzmektedir.  Ülkemiz zor günler geçiriyor. Gerek şahsımın gerekse partimin demokrasi ve özgürlük konusunda oldukça hassas olduğu herkes tarafından iyi bilinmekte. Bizler sürekli olarak darbelere karşı olduğumuzu belirtmekteydik. Bu ülke darbelerden çok çekti. Her ne kadar son yıllarda siyasi olarak ayrışma göstersek de zor günlerde birlikte olmayı bilen bir milletiz. İstanbul Taksim Meydanı'nda ve İzmir Gündoğan Meydanı'nda, 15 Temmuz akşamı cuntanın yaptığı darbe girişimi sonrasında gösterdiğimiz, darbe karşıtı tavrımızı net bir şekilde tekrar ortaya koyduk. Bizler Taksim Meydanı'nda demokrasi, cumhuriyet ve parlamenter sisteme olan inancımızı ve kararlılığımızı yüz binlerce vatandaşımızla birlikte yineledik. Hangi siyasi görüşü benimserse benimsesin cumhuriyete ve demokrasiye inanan 'darbelerin olmadığı özgür bir ülkede yaşamak istiyorum' diyen herkes darbelere karşı durmuştur ve durmaya devam edecektir.

BİZİM BİR TEK DEVLETİMİZ VAR

Fetullahçı Terör Örgütünün devlet içindeki yapılanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz paralel devlete de karşıyız derin devlete de karşıyız.  Bizim bir tek devletimiz var, bir tek cumhuriyetimiz var o da Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu laik, demokratik, sosyal hukuk devletidir. Biz ne derin devlet tanırız ne paralel devlet tanırız.  Bizim bildiğimiz devlet de budur savunduğumuz devlet de budur. Göreve geldiğim 30 Mart 2014 seçimlerinden öncede bu tavrımı açık ve net bir şekilde dile getiriyor, meydanlarda söylüyordum. Şimdi de görüşlerimde aynı şekilde devam ediyor. 

Darbeciler hain emellerine ulaşsaydı Türkiye nasıl bir tabloyla karşılaşırdı? 

Elbette darbeciler emellerine ulaşsaydı hiçte iyi bir sonuç olmayacaktı. Ülkemiz 10-20 yıl değil belki 50 yıl geriye gidecekti. Belki de sadece psikolojik olarak toparlanmamız dahi 10 yılı bulacaktı. Darbeler bu ülkeye hiçbir şey katmadı. Aksine aldı götürdü! Tam bağımsız demokratik bir ülke vatandaşı olarak artık darbeler de, darbe girişimleri de girişimleri de olmasın... 

3 TARAFI DENİZLERLE ÇEVRİLİ DÜNYANIN EN GÜZEL YERİ 

Sizce yapılan darbe girişiminde dış mihrakların parmağı var mı? 

Türkiye Cumhuriyeti çok değerli topraklar üzerine kurulmuş Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan 3 tarafı denizlerle çevrili dünyanın en güzel yeri. Zaman zaman dış mihrakların ülkemiz üzerine çeşitli oyunlar oynamak istediklerine şahit olduk. Ve sanırım dış mihrakların oyunlarına şahit olmaya devam edeceğiz. 

Ülke şu anda bir travma geçirmiş durumda. Bundan nasıl çıkması gerekiyor? 

Ülkenin travmadan çıkması için biran önce normalleşme sürecine geçmesi ve OHAL yasasının kaldırılması gerekli. Bu darbe girişimi ile  parlamenter sistemin, demokrasinin ve cumhuriyetin önemini bir kez daha anladık. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, yıllar önce bu günleri görerek aslında her şeyi anlatmış. Bizlerin artık cumhuriyet değerlerine daha fazla sahip çımamız gerekli. Biz cumhuriyete ve cumhuriyet değerlerine sahip çıkmaz isek bugün Fetullahçı Terör Örgütü gelir yarın farklı bir örgüt. Bizler bir olacağız birlik olacağız cumhuriyetimize sahip çıkacağız. Demokrasimize sahip çıkacağız. Bakın darbe girişimi ile birlikte Milletimiz ve Meclisimiz tek yürek, tek vücut olarak büyük bir cesaretle darbeye karşı durmuş örnek bir davranış sergilemiştir. Her türlü darbe ve kalkışmaya karşı halkın demokratik direnme hakkı kutsaldır. Parlamenter demokrasimizin yarattığı tarihsel birikimin gücüyle bu girişim başarısız kılınmıştır. Cumhuriyeti kuran atalarımızın en büyük hedefi Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırmaktı. İhtiyacımız olan daha çok demokrasi, insan hak ve özgürlüklerinin genişletilmesidir. Şimdi yapılması gereken darbecilerin hesap vermesi, toplumsal normalleşmenin sağlanması ve demokrasinin güçlendirilmesidir. Darbeciler, tüm işbirlikçileri ile birlikte hukuk düzeni içinde yargı önünde hesap vermelidir. Tabi soruşturmalar Anayasa ve hukuk sınırları içinde kalınarak kurunun yanında yaşında yanmadan sürdürülmesi yönündedir.

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı Adana Temizlik Şirketleri