Haber Detayı
01 Mart 2017 - Çarşamba 12:03
 
Neden EVET demeliyiz ?
E-Y Medya ve AJANSADANA imtiyaz sahibi ERCAN YILMAZ okurlarına detaylı bir şekilde neden "EVET" denilmesi için detaylı bir analiz yazısı yazdı...
Ajans ÖZEL Haberi
Neden EVET demeliyiz ?

Nisan ayında yapılacak anayasa referandumunda "evet" mi? "hayır" mı? tartışmaları başlarken, anayasada yapılan değişiklikleri madde madde analiz edip yorumlayarak okurlarımıza sunuyoruz. Anayasa maddelerinde yer alan değişiklikler ülkemiz için ne anlama geliyor? Referanduma neden evet, ya da neden hayır demeliyiz? İşte cevabı...
 

1. MADDE
Yargı yetkisinde değişikliğe gidilerek, “Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır” hükmü yerine “Türk milleti adına bağımız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır” hükmü getirilmiştir.
 
YORUMU:  Yapılan değişiklik ile yargının bağımsızlığı korunmuş, bunun yanında tarafsızlığına vurgu yapılarak yargı mercilerinin şeffaflığı artırılmıştır.

2. madde

Milletvekili sayısının 600 e çıkmasını öngören maddedir.
 
YORUMU: Milletvekili sayısı artırılarak halkı temsil eden vekil sayısı artırılmış, meclis kararlarının daha fazla kişinin oylaması ve görüşüyle alınması sağlanmıştır. Nasıl ki bir araştırma daha fazla kişi üzerinde yapıldığında daha anlamlı sonuçlar verirse, mecliste alınan kararlara daha fazla kişinin görüş bildirmesi de kararın güvenilirliğini artıracaktır.

3. madde
Milletvekili seçilme yaşının 25'ten 18'e indirilmesini ön gören madde (askerlikle ilişiği olanlar milletvekilliğine başvuramaz).
 
YORUMU: Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de seçilme yaşı aşağıya çekilerek, ülkenin geleceği olan gençlerin ülke yönetiminde söz sahibi olmasına olanak tanımaktadır.

4. madde
TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 5 yılda bir, aynı gün yapılmasını öngören madde

YORUMU: Türkiye Cumhuriyeti tarihinden beri süregelen tertipsiz ve düzensiz seçimlerin önüne geçilerek her 5 yılda bir aynı tarihte seçimlerin yapılmasına karar verilmiştir. Bu sayede ülkenin yönetiminde de istikrar sağlanmış olacaktır.

5. madde
TBMM'nin görevleri ve yetkileri, "kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak, bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek,  para basılmasına ve savaş ilanına karar vermek, milletlerarası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, TBMM üye tam sayısının 5'te 3 çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilanına karar vermek, anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmek"  şeklinde genişletilmiştir.

YORUMU:  Meclisin yetkileri artırılmış ve milleti temsil eden vekiller daha fazla yetki ile donatılarak, demokrasinin güçlenmesi sağlanmıştır. Birçok kişi tarafından bahsedilenin aksine, bir kişinin değil, meclisin yetkisi artırılmıştır.

6. madde
“Meclisin denetim yetkisiyle ilgili düzenlemeler”

YORUMU: Meclisin denetim yetkisi artırılmış, denetleme komisyonların etkililiği ve faydalılığı artırılmıştır. Yine bu madde de meclisin, dolayısıyla milletin yetkisini artırır niteliktedir.

7. madde
"Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerine" ilişkin maddesinde değişiklik yapılarak cumhurbaşkanına "devlet başkanı" sıfatı getiriliyor.
Düzenlemeyle, devletin başı olan cumhurbaşkanına yürütme yetkisi de veriliyor. Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atayacak ve görevlerine son verecek.
Cumhurbaşkanı, üst düzey kamu yöneticilerini atayacak, görevlerine son verecek ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenleyecek. Cumhurbaşkanı, anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halk oyuna sunacak, milli güvenlik politikalarını belirleyecek ve gerekli tedbirleri alacak.
Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilecek. Kararnamelerle, yürütmenin ihtiyacını karşılaması sağlanacak, temel hak ve hürriyetler ile siyasi hak ve hürriyetler düzenleme alanı dışında bırakılacak.
Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacak.

YORUMU: Başta yeni düzenlemeyle getirilecek olan Cumhurbaşkanı yardımcısı makamına, bakanlığa ve üst düzey kamu kurumlarının yöneticilerinin atamasını yeni adıyla “Devlet Başkanı” yani Cumhurbaşkanı yapacak. Bu sayede ülke genelinde güçlü ve etkin bir yönetim sağlanarak, kurumlara yönetici olarak atanacak kişilerin kontrolü sağlanmış olacaktır. Bu durum kurumların denetimini ve verimliliğini de artıracaktır. Ayrıca bakanların atanması zaten hali hazırda seçimi kazanan partinin seçtiği başbakan tarafından yapılmaktaydı. Aynı şekilde birçok üst düzey kamu kurumu yöneticisi ataması da (rektör vb.) Cumhurbaşkanı tarafından yapılmaktaydı.
 
8. madde
"Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerine" ilişkin maddede değişiklik yapılıyor ve cumhurbaşkanına, "devlet başkanı" sıfatı getiriliyor.  Devletin başı olan cumhurbaşkanına, yürütme yetkisi de veriliyor.       Cumhurbaşkanı, "devlet başkanı" sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk milletinin birliğini temsil edecek, anayasanın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını sağlayacak. Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü TBMM'de açılış konuşmasını yapacak. Ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında Meclise mesaj verecek. Cumhurbaşkanı, kanunları yayımlayacak ve kanunları tekrar görüşülmek üzere TBMM'ye geri gönderecek. Kanunların, TBMM İçtüzüğü'nün tümünün veya belirli hükümlerinin anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinde iptal davası açacak.
 
YORUMU: 7. Maddenin devamı niteliğindeki bu madde ile devlet başkanının ülkenin politikalarının belirlenmesinde yol gösterici olması (TBMM’de konuşma yapmak gibi) sağlanacak. Madde de yer alan, kanunları yayımlamak ve TBMM’ye geri göndermek yetkisi zaten an itibariyle Cumhurbaşkanı yetkileri arasında bulunmaktadır.

9. madde
 Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla TBMM üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılmasını öngörüyor. Meclis, önergeyi en geç 1 ay içinde görüşüp, üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verecek.
Soruşturma açılmasına karar verilirse, Meclisteki partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının 3 katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her parti için ayrı ayrı ad çekerek kurulacak 15 kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılacak. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu 2 ay içinde Meclis Başkanlığına sunacak. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona 1 aylık yeni ve kesin bir süre verilecek.
Rapor, Başkanlığa verildiği tarihten itibaren 13 gün içinde dağıtılacak, dağıtımından itibaren 10 gün içinde Genel Kurulda görüşülecek. TBMM üye tam sayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divana sevk kararı alabilecek. Yüce Divan yargılaması 3 ay içinde tamamlanacak, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus 3 aylık ek süre verilecek, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanacak.
Hakkında soruşturma açılmasına karar verilen Cumhurbaşkanı, seçim kararı alamayacak. Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkum edilen Cumhurbaşkanının görevi de sona erecek.
Cumhurbaşkanının görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da bu madde hükmü uygulanacak.

YORUMU:  Bu madde ile yetkisi genişletilen Cumhurbaşkanının denetiminin de artırıldığı görülmektedir. Öyle ki, devlet başkanının herhangi bir suç işlemesi durumunda meclis soruşturma açabiliyor ve mahkum edilmesini sağlayabiliyor. Yani bahsedilenin aksine, bu maddede de meclisin denetim gücünün arttığı görülmektedir. (Şu anda meclisin Cumhurbaşkanını denetleme ve soruşturma açma gibi bir yetkisi bulunmamaktadır.)

10. madde
Teklifin 10. maddesiyle "cumhurbaşkanı yardımcılığı" geliyor. Madde, Cumhurbaşkanına, seçildikten sonra bir veya daha fazla cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilmesi imkanı tanıyor.
Cumhurbaşkanlığı makamının herhangi bir nedenle boşalması halinde 45 gün içinde cumhurbaşkanı seçimi yapılacak. Yenisi seçilene kadar cumhurbaşkanı yardımcısı, cumhurbaşkanlığına vekalet edecek ve cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanacak. Genel seçime 1 yıl ve daha az kalmışsa, TBMM seçimi de cumhurbaşkanı seçimiyle yenilenecek.
Genel seçime 1 yıldan fazla kalmışsa seçilen cumhurbaşkanı, TBMM seçim tarihine kadar görevine devam edecek. Kalan süreyi tamamlayan cumhurbaşkanı açısından bu süre dönemden sayılmayacak.

YORUMU: Devlet başkanı ünvanı kazanan Cumhurbaşkanına yardım edecek Cumhurbaşkanı yardımcıları atanacak. Zaten şu anda da ülke yönetiminde yetki sahibi olan başbakanın da yardımcıları bulunmaktadır. Bunun yanında Devlet başkanı makamının herhangi bir sebeple boşalması halinde düzenin sağlanması adına bir takım düzenlemelere yer verilmiştir. Bir yandan yönetimin aksaması engellenirken, diğer yandan 5 yılda bir yapılacak cumhurbaşkanı seçim tarihinin korunmasına özen gösterilmeye çalışılmıştır.

11. madde
Cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde TBMM genel seçimi ile cumhurbaşkanı seçimi birlikte gerçekleştirilecek.
Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi durumunda cumhurbaşkanı bir kez daha aday olabilecek.
 Seçimlerinin birlikte yenilenmesine karar verilen meclisin ve cumhurbaşkanının yetki ve görevleri, yeni meclisin ve cumhurbaşkanının göreve başlamasına kadar devam edecek.
Bu şekilde seçilen Meclis ve cumhurbaşkanının görev süreleri de 5 yıl olacak.

YORUMU: Cumhurbaşkanı seçimi yapıldığı zaman TBMM seçimlerinin de yapılması istenmiştir. Bu sayede Devlet Başkanı ile milletvekilleri aynı seçimle belirlenerek devlet yönetiminde ahenk ve uyum sağlanması amaçlanmıştır.

12. madde
Cumhurbaşkanı; tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım hallerinin yanı sıra savaş, savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, seferberlik, ayaklanma, vatan veya cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın, ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması; anayasal düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerinin ortaya çıkması; şiddet olayları nedeniyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması hallerinde yurdun tamamında veya bir bölgesinde olağanüstü hal (OHAL) ilan edebilecek.
OHAL süresi, 6 ayı geçmeyecek.
Olağanüstü hal ilanı kararı verildiği gün Resmi Gazete'de yayımlanacak ve aynı gün TBMM'nin onayına sunulacak.
TBMM tatildeyse derhal toplantıya çağrılacak; Meclis, gerekli gördüğü takdirde olağanüstü halin süresini kısaltabilecek, uzatabilecek veya olağanüstü hali kaldırabilecek. Cumhurbaşkanının talebiyle TBMM her defasında 4 ayı geçmemek üzere süreyi uzatabilecek. Savaş hallerinde bu 4 aylık süre aranmayacak.
Olağanüstü hallerde vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile Anayasanın 15. maddesindeki ilkeler doğrultusunda, temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya geçici olarak durdurulacağı, hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl yürütüleceği kanunla düzenlenecek.
 Olağanüstü hallerde çıkarılabilecek Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, olağan dönem kararnamelerinin tabi olduğu sınırlamalara bağlı olmayacak. Cumhurbaşkanı, olağanüstü hallerde, bu halin gerekli kıldığı konularda temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile siyasi haklar ve ödevlere yönelik sınırlamalara da tabi olmaksızın, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilecek.
Bu kararnameler Resmi Gazete'de yayımlanacak, aynı gün Meclis onayına sunulacak.
Savaş ve mücbir sebeplerle TBMM'nin toplanamaması hariç olmak üzere; olağanüstü hal sırasında çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri 3 ay içinde TBMM'de görüşülüp karara bağlanacak. Aksi halde olağanüstü hallerde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi kendiliğinden yürürlükten kalkacak.

YORUMU: Ülkede yukarıda bahsedilen felaketlerden herhangi birinin yaşanması halinde acil müdahale yapılabilmesi ve bu sayede mücadelenin artırılması, başarı elde edilmesi adına OHAL ilan etme yetkisi Devlet Başkanına verilmiş olsa da TBMM onayından geçmesi gerekiyor. Ayrıca TBMM istediği zaman OHAL’i kaldırabilme, uzatabilme veya kısaltabilme yetkisine sahip olduğu için yine maddelerin genelinde olduğu gibi bu maddede de güçlü bir meclis ortaya konulmuştur.

13. madde
Teklifin 13. maddesine göre, disiplin mahkemeleri dışında askeri mahkemeler kurulamayacak. Ancak savaş halinde asker kişilerin görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli askeri mahkemeler kurulabilecek.

YORUMU: Askeri mahkemelere sadece disiplin amaçlı kurulmaları yönünde kısıtlama getirilmiştir. Savaş durumunda ise bu kısıtlama kaldırılmıştır. Bu madde de esas amaç, Türkiye’nin darbe ülkesi olmasının önüne geçmektir.

14. madde
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısında değişikliğe gidiliyor.
Maddeye göre, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun adı, Hakimler ve Savcılar Kurulu şeklinde değişecek. Kurulun üye sayısı  13, daire sayısı 2 olacak. Kurula Adalet Bakanı başkanlık edecek ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı da kurulun tabii üyesi olarak görev yapacak.
Kurulun 3 üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş adli yargı hakim ve savcıları arasından, 1 üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş idari yargı hakim ve savcıları arasından cumhurbaşkanınca; 3 üyesi Yargıtay üyeleri, 1 üyesi Danıştay üyeleri, 3 üyesi nitelikleri kanunda belirtilen yükseköğretim kurumlarının hukuk dallarında görev yapan öğretim üyeleri ile avukatlar arasından TBMM tarafından seçilecek.
Öğretim üyeleri ile avukatlar arasından seçilen üyelerden, en az birinin öğretim üyesi ve en az birinin de avukat olması gerekecek.
Kurulun TBMM tarafından seçilecek üyeliklerine ilişkin başvurular, Meclis Başkanlığına yapılacak. Başkanlık, başvuruları Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyona gönderecek.
Komisyon, her bir üyelik için 3 adayı, üye tam sayısının 3'te 2 çoğunluğuyla belirleyecek. Birinci oylamada aday belirleme işleminin sonuçlandırılamaması halinde ikinci oylamada üye tam sayısının 5'te 3 çoğunluğu aranacak. Bu oylamada da aday belirlenemediği takdirde her bir üyelik için en çok oyu alan 2 aday arasında ad çekme usulüyle aday belirleme işlemi tamamlanacak.
TBMM, Komisyon tarafından belirlenen adaylar arasından, her bir üye için ayrı ayrı gizli oyla seçim yapacak. Birinci oylamada üye tam sayısının 3'te 2 çoğunluğu; bu oylamada seçimin sonuçlandırılamaması halinde, ikinci oylamada üye tam sayısının 5'te 3 çoğunluğu aranacak. İkinci oylamada da üye seçilemediği takdirde en çok oyu alan iki aday arasında ad çekme usulüyle üye seçimi tamamlanacak.
Üyeler, 4 yıl için seçilecek. Süresi biten üyeler bir kez daha seçilebilecek.
Kurul üyeliği seçimi, üyelerin görev süresinin dolmasından önceki 30 gün içinde yapılacak. Seçilen üyelerin görev süreleri dolmadan kurul üyeliğinin boşalması durumunda, bunu takip eden 30 gün içinde yeni üyelerin seçimi yapılacak.

YORUMU: Hakim ve Savcılar Kuruluna yapılacak atamalarda bir takım düzenlemelere gidilerek, 13 kişiden oluşacak kurula atama yetkisinin ve atananların adil biçimde oluşturulması ve üye çeşitliliğinin sağlanması amaçlanmıştır.

15. madde
“Cumhurbaşkanına bütçe yetkisi “

YORUMU: Cumhurbaşkanına bütçe yetkisi verilerek ülke politikalarına yön veren kişinin ortaya koyduğu politikalara uygun olarak bütçe oluşturulması amaçlanmıştır.

16. madde
Teklifin 16. maddesiyle, önerilen hükümet sistemine uyum için anayasanın farklı maddelerinde bulunan bazı ibareler değiştiriliyor ya da metinden çıkarılıyor.

YORUMU: Yeni sisteme geçişte uyum sorunu yaşanmaması adına bir takım düzenlemeleri içermektedir.

17. madde
“GEÇİCİ MADDE 21-
A) Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27’nci Yasama Dönemi milletvekili genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimi 3/11/2019 tarihinde birlikte yapılır. Seçimin yapılacağı tarihe kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve Cumhurbaşkanının görevi devam eder. Meclisin seçim kararı alması halinde, 27’nci Yasama Dönemi milletvekili genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.
B) Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu Kanunla yapılan değişikliklerin gerektirdiği Meclis İçtüzüğü değişikliği ile diğer kanuni düzenlemeleri yapar. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenleneceği belirtilen değişiklikler ise Cumhurbaşkanının göreve başlama tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Cumhurbaşkanı tarafından düzenlenir.
C) Anayasanın 159 uncu maddesinde yapılan düzenlemeye göre Hâkimler ve Savcılar Kurulu üyeleri en geç otuz gün içinde seçilirler ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki kırkıncı günü takip eden iş günü görevlerine başlarlar. Başvurular, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yapılır. Başkanlık, başvuruları Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona gönderir. Komisyon on gün içinde her bir üyelik için üç adayı üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla belirler. Birinci oylamada üçte iki çoğunlukla seçimin sonuçlandırılamaması halinde, ikinci ve üçüncü oylamalar yapılır; bu oylamalarda üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun oyunu alan aday seçilmiş olur. Beşte üç çoğunluğun sağlanamaması halinde üçüncü oylamada en çok oyu almış olan, seçilecek üyelerin iki katı aday arasından ad çekme usulü ile üye belirleme işlemi tamamlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu aynı usul ve nisapları gözeterek on beş gün içinde seçimi tamamlar. Mevcut Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri, yeni üyelerin göreve başlayacağı tarihe kadar görevlerine devam eder ve bu süre içinde yürürlükteki Kanun hükümlerine göre çalışır. Yeni üyeler, ilgili kanunda değişiklik yapılıncaya kadar mevcut Kanunun Anayasaya aykırı olmayan hükümleri uyarınca çalışır. Görevi sona eren ve Hâkimler ve Savcılar Kuruluna yeniden seçilmeyen üyelerden, talepleri halinde adli yargı hâkim ve savcıları arasından seçilenler Yargıtay üyeliğine, idari yargı hâkim ve savcıları arasından seçilenler Danıştay üyeliğine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca seçilir; öğretim üyeleri ve avukatlar arasından seçilenler ise Danıştay üyeliğine Cumhurbaşkanınca atanır. Bu şekilde yapılan seçim ve atamalarda boş kadro olup olmadığına bakılmaz, seçilen ve atanan üye sayısı kadar Yargıtay ve Danıştay kadrolarına üye kadrosu ilave edilir.
D) Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesinden Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilmiş bulunan kişilerin herhangi bir sebeple görevleri sona erene kadar üyelikleri devam eder.
E) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve askerî mahkemeler kaldırılmıştır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde; Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin askerî hâkim sınıfından Başkan, Başsavcı, İkinci Başkan ve üyeleri ile diğer askerî hâkimler (yedek subaylar hariç) tercihleri ve müktesepleri dikkate alınarak;
a) Hâkimler ve Savcılar Kurulunca adli veya idari yargıda hâkim veya savcı olarak atanabilirler.
b) Aylık, ek gösterge, ödenek, yargı ödeneği, ek ödeme, malî, sosyal hak ve yardımlar ile diğer hakları yönünden emsali adli veya idari yargıya mensup hâkim ve savcılar, bunların dışındaki hak ve yükümlülükler yönünden ise bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihteki mevzuat hükümleri uygulanmaya devam edilmek suretiyle Millî Savunma Bakanlığınca mevcut sınıflarında, Bakanlık veya Genelkurmay Başkanlığının hukuk hizmetleri kadrolarına atanırlar. Bunlardan, emeklilik hakkını elde edenlerden yaş haddinden önce bu görevlerden kendi istekleriyle ayrılacaklara ödenecek tazminata ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir. Kaldırılan askerî yargı mercilerinde görülmekte olan dosyalardan; kanun yolu incelemesi aşamasında olanlar ilgisine göre Yargıtay veya Danıştaya, diğer dosyalar ise ilgisine göre görevli ve yetkili adli veya idari yargı mercilerine dört ay içinde gönderilir.
F) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler, tüzükler, Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikler ile diğer düzenleyici işlemler yürürlükten kaldırılmadıkça geçerliliğini sürdürür. Yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler hakkında 152’nci ve 153’üncü maddelerin uygulanmasına devam olunur.
G) Kanunlar ve diğer mevzuat ile Başbakanlık ve Bakanlar Kuruluna verilen yetkiler, ilgili mevzuatta değişiklik yapılıncaya kadar Cumhurbaşkanı tarafından kullanılır.
H) Anayasanın 67’nci maddesinin son fıkrası hükmü, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra birlikte yapılacak ilk milletvekili genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi bakımından uygulanmaz.”
 
YORUMU: Hakimler ve Savcılar Kurulu üyelerinin çalışma şekli, kurulun karar alma şekline ve üyelerin belirlenmesine ait bir takım düzenlemeleri içermektedir. Bu değişiklikler ile Hakimler ve Savcılar Kurulunun yetkilerinde herhangi bir kısıtlama yapılmadığı gibi hukukun şeffaflığı korunmuş, kurulun ve üyelerinin çalışma planlaması netleştirilmiş, tertiplenerek verimin artırılması sağlanmıştır.

18. madde
Bu Kanun ile Anayasanın;
a) 8, 15, 17, 19, 73, 82, 87, 88, 89, 91, 93, 96, 98, 99, 100, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113 üncü maddelerinde yapılan değişiklikler ile 114 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarının ilgaları yönünden, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124 ve 125’inci maddelerinde yapılan değişiklikler ile 127’nci maddenin son fıkrasına dair değişiklik; 131, 134, 137’nci maddelerinde yapılan değişiklikler ile 148’inci maddenin birinci fıkrasındaki değişiklik ile altıncı fıkrasındaki “Bakanlar Kurulu üyelerini” ibaresine dair değişiklik, 150, 151, 152, 153, 155 inci maddenin ikinci fıkrası,161, 162, 163, 164, 166 ncı ve 167 nci maddelerinde yapılan değişiklikler ile Geçici 21 inci maddenin (F) ve (G) fıkraları, birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının göreve başladığı tarihte,
b) 75, 77, 101 ve 102 nci maddelerinde yapılan değişiklikler, birlikte yapılacak ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin takvimin başladığı tarihte,
c) Değiştirilen diğer hükümleri ile 101 inci maddesinin son fıkrasında yer alan “Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir” ibaresinin ilgası bakımından yayımı tarihinde, yürürlüğe girer ve halkoyuna sunulması halinde tümüyle oylanır.

YORUMU: Cumhurbaşkanının partisi ile ilişiğini kesmesine yönelik madde değiştirilerek, partili Cumhurbaşkanlığının önü açılmıştır.
 
SONUÇ:  Anayasa değişikliğinde yer alan hususlar tamamiyle devletin güçlenmesini, etkin yönetim sağlanmasını, uyum ve bütünlüğün artırılmasını, istikrar ve düzenin sağlanmasını kapsamaktadır.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Neden, EVET, demeliyiz, ?,
Haber Videosu
Yorumlar
Adana Temizlik Şirketleri