Yazı Detayı
01 Kasım 2018 - Perşembe 22:22
 
Derin operasyon.
Ergün DİLER
 
 

YAŞADIĞIMIZ olayların merkezinde BÜYÜK İSTİHBARAT KURUMLARI var. Yaşayacaklarımızın da... Çok öne çıkıp dengeyi belirlemek için adımlar atıyorlar. Bütün büyük kurumlar, yıkımlar meydana getirerek sonuca GİTME DÜŞÜNCESİNDE...
Açalım biraz daha...
Yazılanlara konuşulanlara bakarak ilerleyelim...
YENİ DÜNYA DÜZENİ'nin oturması için haliyle güçler çatışmakta, ortaklık aramakta ve birbirlerine zarar vermekte.
Bir yanda ABD diğer yanda İngiltere öteki tarafında ise AİLE yani ROTHSCHILDLER var...
Haliyle kendi çekim alanlarında olan diğer oyuncular, ülkeler...
Cemal Kaşıkçı meselesine gelelim... ABD ile Britanya'nın karşı karşıya gelmesi, dünya istihbarat kavramını da sarstı...
The Five Eyes (Beş Göz) olarak bilinen ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda ortak istihbaratı büyük bir çalkantıda. Bu duruma nasıl gelindi?
Cemal Kaşıkçı olayı, İngiliz istihbaratı MI6'nın CIA ile karşı karşıya gelmesine neden oldu.
11 Eylül'de Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'da bir operasyonla ortadan kaldırılacağını MI6 öğrendi. Hatta bu konuda CIA ile 3 kez bir araya geldiler.
MI6'nın, "Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'da Suudi Arabistan Konsolosluğu'nda alıkonulacağı doğru mu?
Eğer böyle bir ihtimal varsa, neden?" soruları, CIA'de de hareketliğe neden oldu.
Türbülans başladı haliyle...
The Five Eyes çok özel bir ittifaktır ancak her istihbarat birimi bazı konularda dışarı taşmalara izin verirdi. CIA'in bu operasyonun içinde olduğu MI6 tarafından da anlaşılıyordu.
Zaten bunu net olarak htiriyorlardı...
MI6, sadece CIA ile oturup konuşmadı. Başka önemli bir adım daha attı.
15 Eylül'de Cemal Kaşıkçı'yı uyardı. Çok açık şekilde hem de... Şimdi Kaşıkçı bu kadar uyarıya rağmen, ölüm riskini göze alarak İstanbul'daki konsolosluğa gider mi?
Bunun cevabını herkes kendine göre versin...
Hem CIA hem de MI6'da birçok dostu olan Kaşıkçı'nın bu kadar saf adımlar atabilme ihtimali kuşkusuz hiç yok.
CIA'nın 11 EYLÜL ile ilgili elindeki çok özel bilgilerin kaynağı KAŞIKÇI'dan başkası değildi. İLİŞKİ BU BOYUTTAYDI YANİ...
Kaşıkçı da sıradan bir isim değildi. Ailesi de...
Geriye üzerinde düşünülmesi gereken ÜÇ ŞIK KALIYOR!
Ya Kaşıkçı ölmedi ya çok büyük bir plan içinde yeni bir hayata başladı ya da MI6 tarafından Kaşıkçı'ya giden ve onu uyaran kişi görevini yapmadı.
Yani Kaşıkçı'yı uyarmadı hatta konsolosluğa gitmesini söyledi. Bunların arkasına çok sık buraya taşıdığım diğer soruyu da eklemek şart:
KAŞIKÇI'NIN CESEDİNİ GÖREN VAR MI, NEREDE? CIA, MI6 ve Türk istihbaratı, Kaşıkçı'nın cesedini görmediğini söylüyor. Bu açıklamaya hep birlikte inanmak zorundayız.
Arabistan'ın ya da SELMAN'ın bu kadar skandal bir cinayet işleme ihtimali mümkün mü?
Küçük de olsa EVET desek bile akıllı birinin yapacağı iş değil... Geriye kalan aslında işin arka planındaki SIR...
CIA'de bir kanat ve MI6'da bir kanat, Kaşıkçı operasyonunu beraber kurguladı.
Üzerinde yoğunlaşmamız gereken bu...
Ne kadar ciddi bir ÇATIŞMA hali olsa da bütün işaretler CIA ile MI6'in arasındaki bağı ortaya koymakta. Daha doğrusu DERİN CIA ile DERİN MI6 işbirliği var gibi... Nereden bakarsanız bakın 50 yıldır bu sistem kusursuz işledi.
Kaşıkçı olayından kazanan kuşkusuz ABD oldu.
Büyük bir fatura Arabistan'a kesildi.
Şimdi Kaşıkçı'nın cansız bedeninin BULUNMAMASI her taraf için de büyük bir rahatlık.
Arabistan, "Kavga sırasında öldü" diyor, "Cesedi nerede?" sorusuna ise "bilmiyoruz" cevabını veriyorlar. ŞAKA GİBİ DEĞİL Mİ!
Kaşıkçı'nın özel bir araçla sağ olarak konsolosluktan çıkartıldığı ihtimali mümkün mü? Elbette! Ceset bulununcaya kadar ihtimal dahilinde.
Kaşıkçı'nın cesedinin bulunmaması DÜĞÜMÜN merkezi! Suçlamanın merkezinde yer alan çok iyi derecede İngilizce, Türkçe ve Fransızca bilen General Ahmed el Assiri'nin Kaşıkçı'nın konsolosluktan sağ olarak çıkartıldığını söylediği gizli bir kayıt Fransa'nın Dış İstihbarat Servisi DSGE'de!
Onlar da bunu rapor halinde Cumhurbaşkanı Macron'a sunuyorlar. Bu da son iddialardan biri...
Suudi Arabistan istihbaratının da raporlarında cinayetin işlendiğine dair tek bir kelime yok.
Cinayetin işlendiğine dair belge olarak sunulan ve Arabistan Konsolosluğu'nda kayıt altına alınan seslerin de bir plan dahilinde gerçekleştiği de düşünülüyor.
Ki ihtimal...
İstihbaratta bir kural vardır. Ceset yoksa ölüm de ihtimallerden sadece biridir.
O nedenle ya CIA ya MI6 ya da iki istihbaratın gizli ortak kanadı bu operasyonu gerçekleştirdi. Kaşıkçı olayının sonunda kazanan tarafın ABD olduğunu düşünürsek, CIA burada öne çıkıyor.
Kaşıkçı olayından sonra eski CIA Direktörü Pompeo'nun Arabistan'a gitmesi, yeni direktör Haspel'ın ise Türkiye'ye gelmesi CIA'nın bu olayda başrolde olduğunun kanıtı gibi.
Bu işleri bilenlerin yorumu böyle...
Haspel'ın Türkiye'ye gelmesinin tek bir mantıklı açıklaması yok. Gina Haspel iyi derecede Türkçe konuştuğu için mi Ankara'ya geldi. Yoksa çok yakından tanıdığı General Ahmed el Assiri ile ilgili bazı belgelerin Türkiye'de olup olmadığını öğrenmek için mi?
BİLEMİYORUZ!
General Ahmed el Assiri, 15 yıldır Haspel'in Ortadoğu sorumlularından biridir.
Paris'teki terör saldırılarında General Ahmed el Assiri'nin olay yerine 400 metre mesafedeki bir otelde konaklıyor olması bir tesadüf mü? İstihbaratta tesadüf yoktur.
Bu da elbette tesadüf değil.
General Ahmed el Assiri CIA'da Haspel'e çalışırken, Fransız istihbaratı ile de hep yakındı. General Ahmed el Assiri'nin idam edilmesi ihtimal. Ancak Assiri gibi dahi derecede akıllı olanlar, bu ihtimalle yaşarlar ve mutlaka bir bedel için önlem alırlar. Haspel belki de bu güvenliğin Türkiye'de olabileceğini de düşündü.
Soruların artması, Kaşıkçı olayının üstünün kapatılması için yapılıyor.

NOT: Yazımı tamamladığım saat olan 16:59'da SAVCILIK "KAŞIKÇI'NIN CESEDİ PARÇALANARAK YOK EDİLDİ" açıklamasını yaptı...
Bu işi yapanlar ısrarla cesedin bulunmasını istemiyor...
Garip değil mi....

 
Etiketler: Derin, operasyon.,
Yorumlar
Adana Temizlik Şirketleri