Yazı Detayı
15 Mayıs 2020 - Cuma 23:37
 
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak hazır mıyız?
Mahmut ERASLAN
 
 

Korona virüs salgını sürecini vatandaş nasıl geçiriyor sorusuna yanıt arayan bir TV kanalında araştırma ve sonuçlarını dinledim; bu süreçte neler yaptınız sorusuna 3 ila 5 arası (hobilerimi gerçekleştirdim, kitap okudum, dinlendim vb.) değişen cevaplar verilmiş.
Dini araştırdım diyenlerin sayısı ise 18 …
Bu arayış ile kimler ilgilenir, kimler katkı sağlayabilir? diye düşünüyorum.
Diyanet mi, tarikatlar mı, cemaatler mi?
Dini liderlerin ilgilerini çeker mi, kendilerini tebliğci veya davetçi olarak görenler devreye girer, kolları sıvar, çözüm üretirler mi?
Aslında toplumun büyük bir kesimi maddi ve manevi olarak ciddi bir arayış içerisinde ama buna cevap verebilecek hazırlıklı bir yapı var mı? 
İlim ehli, işin üstadı olan alimlerin büyük bir kısmı kabuğuna çekilmiş, bir elin parmak sayısını geçmeyen bu işlere kendini adamış insanların dışında, kalanların durumu içler acısı!


Meydanı boş bırakmayanların hali ortada Ramazan programları, yazılan yazılar, paylaşılan bilgiler, yapılan canlı yayınlar birbirlerine çok yakın bildik konular, kısır bir döngü… Ruhsuz heyecansız hatipler…


Korona virüs salgını sebebiyle korunan sosyal mesafe, insanlarla açılan aramız… Kısacası hızlı bir değişim süreci yaşıyoruz.
Her şey hızla değişirken tek değişmeyen bizim hocalarımız herhalde.
Söylem aynı, eylem aynı çok fazla değişen bir şey yok.
Vatandaş soruyor “Hocam, cinsel ilişkiye girerek oruç açılır mı?” 
Haber manşet!


Muhafazakâr patronun TV kanalında milyarlarca para akıttığı hatun, işinden istifa ediyor, eşini boşuyor ardından çıktığı kişi ile ilgili haber manşet!


Bir kısım basın-yayın organlarında din tüccarları aktif bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor, muska yapanlar, büyü bozanlar, okunmuş birçok ürün pazarlanmaya devam ediyor.
Sosyal medyada dini araştıran, TV ekranlarında radyolarda bu ve benzeri daha onlarca rezalete şahit olan insanlar, neden İslam’a ilgi duysun da Müslüman olsun veya inancını pekiştirsin?
Mealci, selefi, sufi çatışması, mezhep kavgası, bir kısım hocaların egosu ve enaniyeti yüzünden yorulduk, yıldık artık.
Hz. Muhammed’in yaşam tarzı, insanlarla iletişimi İslam’ı tebliğ yöntemi ile bizimkiler arasındaki fark nedir?
O insanları tek bir kelimeye çağırıyor, bir çatı altında topluyorken biz neden toparlanamadığımız gibi hala dağıtmaya devam ediyoruz? Nerede hata yapıyoruz?
Kendileri sorunlarıyla boğuşan yapıların, topluma çözüm üretmesi düşünülebilir mi?
İç muhasebesini yapan, itikat ve imtihan bilincinden yoksun insanlara yönelik, kaç kurumun, kaç cemaatin, kaç kişinin plan ve programı var? Yeni bir süreç, yeni bir yaşam tarzı, yeni gelişmeler karşısında yenilenen biz hazırız diyen kimler var?


İlk insan ve ilk peygamber Adem’den son peygamber Hz. Muhammed’e kadar İslam’ın insanlığa çağrısı hiç değişmedi.
İslam dinini kabul edenler için, hayatın her karesi Kuran ve hadis kaynaklarında izah edilmiş ama ne yazık ki Müslümanların iç itilafları, güç ve iktidar kavgaları ve adaleti sağlayamadıklarından dolayı İslam ümmeti darmadağın, yer yüzünde çerçöp gibi…


Tüm dünyada yeni bir düzen, yeni bir yaşam tarzından bahsediliyor, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, deniliyor…
Soru şu; bizim mahallede bir yenilik olacak mı? 
Yeni bir sohbet tarzı, insanlarla iletişimde yeni bir üslubumuzda değişiklik olacak mı? Yaşam tarzımızla örnek mi olacağız yoksa değişmeden kaldığımız yerden devam mı edeceğiz?
Yeni dünya düzeni kurulurken etken mi edilgen mi olacağız? 
Herkes kendi iç muhasebesini yapmalı, yeniden yola koyulmalı…

 
Etiketler: Hiçbir, şey, eskisi, gibi, olmayacak, hazır, mıyız?,
Yorumlar
Haber Yazılımı Adana Temizlik Şirketleri