Yazı Detayı
12 Kasım 2020 - Perşembe 14:54
 
Kamu kurumlarına Kelime-i Tevhid asılsa ne olur?
Mahmut ERASLAN
 
 

Elazığ ve İzmir’de yaşanan depremin ardından, hemen aynı gün Türkiye’nin dört bir yanından İHH Arama Kurtarma ekipleri yollara döküldü. Niyetleri ve gayretleri enkaz altından bir canlıya ulaşabilir, bir kişinin kurtulmasına vesile olabilir miyim? idi.
İdeolojik bakan, önyargılı insanlar ve basın-yayın organları İHH’nın sahada aktif hizmetlerini görmezden geldi ta ki Ayda bebek 91 saat sonra göçük altından canlı çıkarılırken "tekbir" getirilene kadar. 
Ne felaket ne acı onları durduramıyor kin öfke haset. Dine ve dindarlara karşı önyargı; gözlerini kör ediyor, hiçbir güzelliği göremiyorlar.
Elbette bu yeni karşılaşılan bir durum değil, tarih boyunca bu böyle olmuş. Yeryüzünde bozulan düzeni yeniden sağlamak için gönderilen peygamberlere karşı, yine bu bildik dışlayıcı, aşağılayıcı tavırlar sergilenmiş.
Ne gam ne keder, Allah var problem yok.
Hayat iyilerle kötülerin mücadelesi, orta yol yok.
Neydi günlerce tartıştığımız kelime; Allahu Ekber!

Yani en büyük Allah, insanların karşısında el pençe divan durdukları, yücelttikleri, kutsadıkları kişilerden de büyük olan, onlarında yaratıcısı olan Allah.
İnsanları yaratan, onlara ruh veren tekrar öldürecek ve ahret aleminde yeniden her bir ölüye hayat verip diriltecek olan Allah.
Tıpkı mağara arkadaşlarını (Ashab-ı Kehf) yıllarca uyutup tekrar dirilttiği gibi yeniden diriltecek olan Allah.
İzmir’de bir kişinin getirdiği tekbir, milyonlarca insanın tekbir getirmesine vesile olmuştu.
Şimdi de Bursa Valiliğinin açtığı bir soruşturmayı konuşuyor, tartışıyoruz.
Bursa Valiliği bir bekçinin sosyal medyada paylaştığı Kelime-i Tevhid bayrağına tam üç ay sonra 10 Kasım'da soruşturma başlattı.
Paylaşım şiddet, müstehcenlik, ahlaksızlık içermediği gibi toplumu da tahrik etmiyor.
“Kelime-i Tevhid” hadi bilmeyenler için “La ilahe illallah” ne demek açalım biraz.
Allah'tan başka ilah yoktur, demek.
Yani camilerimizde imamların hutbeye çıktığı yerlerde veya duvarlarında asılı olan, Cuma günleri imamın; haydi imanlarımızı bir kez daha yenileyelim,  diye telkin ettiği Kelime-i tevdit.
Bu din imamlara mı gelmiştir?
Mesela valilerin makam odalarına, polis akademilerine, karakollara kısaca kamu kurumlarına Kelime-i Tevhit asılsa ne olur?
Kelime-i Tevhid Sadece Diyanet İşleri Başkanlığı, müftülüklerde mi duvara asılacak bir sözdür?
Cumhurbaşkanından, temizlik işçisine kadar (hepimizi eşitleyen söz) her gün tekrar ettiğimiz La ilahe illallah duvara asılınca sosyal medya hesaplarında paylaşılınca, nasıl suç sayılabilir?
Bu Allah’ı gereği gibi tanıyamamaktır.

İlk peygamberden son peygambere kadar gelip geçen tüm peygamberlerin ortak çağrısıdır, Kelime-i Tevhit.
Allah; yeryüzü, gökyüzü ve ikisinin arasında olanların, kısaca âlemlerin rabbidir, her şeye hâkimdir.
Sizin ona inanmamanız, inkârınız onun yok olduğu anlamına gelmez, isyan etmeniz ona hiçbir zarar vermez ancak inkârcı veya uyumsuz tavrınız tam tersi size zarar verir.
Ben Müslümanım, diyen bir insan tekbirden, tevhitten, Allah ve peygamber rahatsız olmaz.
Allah’ın koyduğu kanunlara karşı çıkamaz. 
Halkın ve yöneticilerinin çoğunun Müslüman olduğu bir ülkede, bir devlet memuru Kelime-i Tevhit bayrağını paylaştı diye soruşturma başlatılıyor veya görevden alınıyorsa; kişi ya dinde cahil ya da dine düşmandır.
Tarih boyunca, İslam dinine karşı düşmanlık eden veya savaşanlar hep kaybetti, kaybedecek.
Bu çağın şahitleriyiz, bin yıl süreceğini iddia ettikleri savaşı on yıl içinde kaybettiler ve saldırdıkları insanlar hâlâ hiç kimseye savaş açmadan sahada çalışmalarına devam ediyor, yardım olarak, merhamet olarak, insan olarak…
Ey Yetki Sahipleri!  Unutmayın toprağa verilip üzerinize son toprak atıldıktan sonra imam son bir kez daha telkin verecek.
Ey falan oğlu/kız falan "De ki; la ilahe illallah."

 
Etiketler: Kamu, kurumlarına, Kelime-i, Tevhid, asılsa, ne, olur?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
05 Kasım 2020
Müslüman İzmir’den yükselen tekbir sesleri!
27 Ekim 2020
Erdoğan Laiklik oyununu bozacak mı?
29 Eylül 2020
Sorunlarımızı kim çözecek?
25 Eylül 2020
Adı Furkan...
22 Haziran 2020
Adana Valisi Süleyman Elban'a Sivil Çağrı...
25 Mayıs 2020
Ölüm gelir ve...
15 Mayıs 2020
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak hazır mıyız?
19 Nisan 2020
COVİD-19 ve ORUÇ
11 Nisan 2020
Kim nerede hata yaptı?
23 Mart 2020
Korona ile ortaya çıkan hastalıklar!
21 Mart 2020
Şimdi tefekkür zamanı…
13 Mart 2020
Siz Bizden misiniz?
11 Mart 2020
KORONADAN Ölürsek!
02 Mart 2020
Biz TÜRKİYEYİZ!
29 Şubat 2020
Gün birlik ve dayanışma günüdür...
17 Ocak 2020
Suriyeliler Misyoner kıskacında!
02 Ocak 2020
Geriye Bak İlerle!
18 Aralık 2019
Konuşması gerekenler susunca Fetvayı CHP'li Vekiller veriyor!
12 Aralık 2019
Cehenneme kim gidecek?
09 Aralık 2019
İnsan hakları sözde kalmamalı
29 Kasım 2019
Evrenosoğlu’ndan önce kendimizi sorgulamalıyız?
24 Kasım 2019
Farkındayız, görüyoruz ve artık susmuyoruz.
20 Kasım 2019
Devlet arşivi açsın.
08 Kasım 2019
Yeni ve Problemli bir oluşum...!
05 Kasım 2019
Çukurova üniversitesi ilahiyat fakültesi kapanacak mı?
29 Ekim 2019
Sigara haram(mı)?
21 Ekim 2019
Bu bir TÜRK-KÜRT Savaşı değildir!
14 Ekim 2019
Barış Pınarı Harekatı'nda Amacımız Huzur, hedefimiz terör!
02 Ekim 2019
Başkan, Atatürk heykelini taşıyabilir (mi)
30 Eylül 2019
Suriyeliler bizi rahatsız ediyor...
Haber Yazılımı Adana Temizlik Şirketleri