Yazı Detayı
23 Ekim 2019 - Çarşamba 00:31
 
Medyadaki Pinokyol'ar!
İsmail NERİMANOĞLU
 
 

31 Mart yerel seçimlerimden sonra yerel medya dengeleri de değişiyor.

Art arda satılan veya el değiştiren televizyon ve radyo mu dersiniz bir gecede “Zeydancı” olan medya yavşaklarını mı ararsınız. Tekmili birden vizyonda…

AK Partili medyanın beklentilerinin suya düştüğü, MHP’nin kaybettiği bir yerel seçimde bu fotoğrafın olması gayet normal!

“Devletin malı deniz…” deniz bitince kimse keriz olmak istemiyor!

Bu tabloyu tahmin etmedim değil. Yıllardan beri kalemleri ile tetikçilik yapanlar siyasi denge ve aktörler değişince omurgasız duruşları kaçınılmazdı.

Dokuz köyden kovulup onuncu köyde yangın çıkaranlar bugün Zeydan Karalar’ın yanında nasıl yer alırızın derdindeler…

Peki, bir insan neden radyosunu veya televizyonunu elden çıkarır? Omurgalı duruşundan mı yoksa ekmek çıkmayacağını bildiğinden mi? Elbette ki ekmek çıkmayacaktır.

Yerel ve ulusal medyada ekipçilik ruhundan geliyorsanız, örgütlü ya da teşkilatçı ve/veya partizansanız muhalif olduğunuz siyasi yapının adayı seçildiğinde yol yakınken elinizdeki medya gücünü elden çıkarırsınız.

Muslukları kesilmemiş veya kaynak oluşturabiliyorsa yayıncılığa devam eder...

Zeydan Karalar’ın işi kolay mı değil. Elbette kendi medya gücünü kuracak ve kendisine siyasi olarak yakın olanlarla yürümek isteyecek. Bu doğal bir gelişmedir!

Demokratik toplumlarda bu böyle olmasa da sosyolojik açıdan bu böyle tezahür ediyor.

Kişiye göre yönetim anlayışı olan demokraside kimin seçildiğinin yanında kimlerin rant elde edeceği de konuşulur. Kısa sürede köşeyi dönenlerden o köşede yolda kalanlara zaman zaman rastlarsınız.

Öküzün öldüğü yerde ifşalar başlar, hem sosyal medyadan hem de bulundukları platformlardan sesini duyuran duyurana…

Bir söz var. Biz kırk kişiyiz birbirimizi biliriz. Hah işte tam da öyle.

Peruk düşer kel görünür lakin bazıları üç beş kuruşluk fiyatını ortaya koyar.

Hiçbir şeyi yokken kapı kapı kurumuna para toplarken bir anda servete kavuşanların hesabı mahşere kalacağı gibi züğürtün de çenesini yoracak.

Meselâ; falanca adam yolsuzluk yaptı, filanca başkan usulsüzlük yaptı, şu da ihaleye fesat karıştırdı gibi gibi söyleyen medyanın maymunları siz önce yediğiniz kul hakkının hesabını verin.

Çalışanınızın hakkını günü gününe vermeden ve hatta alnının terini kuruttuğun emekçinin hakkını çatır çatır yerken kimin yüzüne bakarak yolsuzluklardan bahsediyorsunuz. Siz önce yanınızdaki emekçinin hakkını ödeyin ondan sonra memleketi soyduklarını iddia ettiğiniz kişiler karşı Don Kişot’luk yapın ki yel değirmenleri utanmasın. Ha bu arada Sancho Panza’yı aç bırakmayın. Hikâyede Don Kişot, mazlumları korur ve de kötülere göz açtırmaz ama sizin için bunu diyemiyorum. Önce çalışanınızın alın teri kurumadan hakkını verin.

Aslına biraz Pinokyosunuz. Ama ağacınız meşe ve ustanız Geppetto olmadığı için insana dönüşemeyeceksiniz!

Şunu da belirteyim ki çok az insan bu anlatıklarımın dışında kalıyor. Hakkı, hukuku ve adaleti gözetiyor. Gönlünün terazisine ihtimam gösteriyor.
Konuşma Sonu
Bir mesaj yaz...

 
Etiketler: Medyadaki, Pinokyol'ar!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı Adana Temizlik Şirketleri