Yazı Detayı
03 Haziran 2016 - Cuma 14:03
 
Nazım Hikmet : “Beni Stalin Yarattı“
Ercan YILMAZ
ercan1453yilmaz@gmail.com
 
 
Türkiye’de serbest nazmın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin öncüsü kabul edilen Polonya vatandaşı Nâzım Hikmet RAN, 3 Haziran 1963’te, Moskova’da öldü. “Sen yazmazsan, ben yazmazsam, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa” diyordu. “Vira bismillah” deyip, kalemi ele alalım. Büyük dedesi Konstanty Borzecki, 1849 yılında Polonya’dan İstanbul’a sığınan bir Katolikti. Türkiye’de Müslüman oldu. Mustafa Celaleddin ismini aldı. Orduya katıldı, Paşalık rütbesine kadar yükseldi. Nâzım, 1902’de Selânik’te doğdu. İlkokulu bitirince, Galatasaray Lisesi’nin hazırlık sınıfına yazıldı. Ertesi yıl, bu okuldan alınarak Nişantaşı Sultanisi’ne verildi. 1917’de Heybeliada Bahriye Mektebi’ne girdi. Deniz talebesi iken sağlık durumundan 16 Aralık 1919 tarihinde verilen üç ay hava değişiminden okula dönmemesi ve zabıtaca yapılan aramada bulunamaması itibariyle 17 Mayıs 1921 tarihinde okuldan kaydı silindi. İstanbul’un işgal altında olduğu günlerde Nâzım, coşkun bir vatan sevgisini yansıtan direniş şiirleri yazıyordu. Mustafa Kemal Paşa’ya silâh ve cephane kaçıran gizli bir örgütün yardımıyla İnebolu’ya geçti. Ankara’ya gitmek için burada beklediği günler içinde, İnebolu’da, Spartakistler olarak tanınan, sosyalizmi ve Sovyetler Birliği’ni öven kişilerle tanıştı. Giderek onların etkisine girdi. Ankara’ya vardıklarında kendisine verilen ilk görev, İstanbul gençliğini millî mücadeleye çağıran bir şiir yazmak oldu. 3 gün içinde yazdığı şiir, Matbuat Müdürlüğü’nce 10 000 adet bastırılıp dağıtıldı. Bu şiirin yankıları büyük oldu. Mustafa Kemal Paşa’ya takdim edildi. Daha sonra da Bolu’ya öğretmen olarak atandı. Bolu’da da kısa sürede Lenin’i öven, Sovyetler Birliği’nden sitayişle bahseden bir çevreye girdi. Genç yaşta bu etkilenmeden kaçınamadı. Moskova’ya kaçmaya karar verdi. Gizlice Batum’dan Moskova’ya geçti. Nâzım’ın gizlice Türkiye’den kaçışları, gizlice girişleri, mahkûm oluşları, tekrar tekrar kaçışları dönemi de böylece başladı. Sovyetler Birliği’ndeki davranışlarından dolayı Türk vatandaşlığından çıkarıldı; 1963’te de Moskova’da öldü. *** Nâzım, “Ben eski Moskovalıyım, eski İstanbullu olduğum kadar” diyordu; Moskova Havaalanı’na inince, “Beni Stalin yarattı, asıl vatanıma geldim” diyerek yeri öpmüştü. Nâzım’ın kaçtığı Rusya, tarihin gördüğü en acımasız diktatörlerden biri olan Stalin’in Rusyası’ydı. Rusya, Amerika sayesinde 2 nci Dünya Savaşı’nın galipleri arasında yer almıştı. Bu durum, Stalin’i küstahlaştırmış ve 1946’da Türkiye’den Kars ve Ardahan’ı istemişti. Türkiye, bu belâyı bir bakıma ABD’nin desteğiyle defetmişti. 1950’leri dünyası çok farklıydı ve Rusya’nın vahşi genişleme plânı yürürlükteydi. Türkiye, bu ortamda, Rusya’nın uydusu olmamak için çırpınıyordu. İşte tam bu noktada, Nâzım, bu kavgada Türkiye’yi işgal bahaneleri arayan Rusya’nın yanındaydı, Türkiye’nin değil… *** Hürriyet aşkıyla büyüyen bir adamın Marksist Rusya’ya kaçmasını ve orada haksızlığın, zulmün, ahlâksızlığın, cinayetin, vahşetin binlercesine şahit olduğu halde tek satır yazmamasını herhangi bir kimse, açıklayabilir mi? Nâzım, bir Japon kızının ölümüne bile şiir yazmış, gözyaşı dökmüştü: “Hiroşima’da öleli/ Oluyor bir on yıl kadar/ Yedi yaşında bir kızım/ Büyümez ölü çocuklar” Ama, o, Rusya’da en az 10 milyon insanın katledilmesine, evlerinden gece yarıları aç çıplak alınarak sürgün edilmesine göz yumdu, görmedi, dile getirmedi. Azerbaycan’da, Özbekistan’da, Türkmenistan’da, Kırım’da, Ahıska’da milyonlarca Türk sürgün edilip ya da öldürülürken Nâzım neredeydi? Moskova’da tabi… *** Nâzım’ın Stalin karşısındaki tavrı da ilgi çekici… Stalin, 28 yıllık diktatörlüğü sırasında milyonlarca kişiyi öldürtmüş, Türkistan’da 14 000 cami ve mescidi yıktırmış, 270 000 din adamını kurşuna dizdirmişti. Stalin, 5 Mart 1953’te, öldüğünde Nâzım, Budapeşte Radyosu’nda ağlaya ağlaya şu mersiyeyi okudu: “5 Mart 1953/ İlk önce kim kime/ Metin ol kardeşim diyecek/ İlk önce kim kime/ Başsağlığı dileyecek/ Hepimizindi o/ Hepimizindir/ Yoldaşlarım/ Acınızı duyuyorum sizin kardeşleriniz gibi tıpkı/ Kardeşlerim/ Hüngür hüngür ağlamak geliyor içimden.” Stalin’den sonra Sovyetler’de iktidar koltuğuna Kruşçev oturdu. Kruşçev, Stalin’i “tarihin en kanlı diktatörlerinden biri” ilân etti. Kemiklerini mezarından çıkarıp attırdı ve bütün şair ve yazarlara, “Stalin’in zulmünü anlatacaksınız” diye emretti. Nâzım, bu sefer Stalin yoldaşı yerden yere vurdu. “…Yok oldu bir sabah/ Yok oldu çizmesi meydanlardan/ Gölgesi ağaçlarımızın üstünden, çorbamızdan bıyığı, odalarımızdan gözleri/ Kalktı göğsümüzden baskısı binlerce ton taşın, tuncun, alçının ve kâğıdın.” *** Lenin’e ağıt yaktı: “Lenin’i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924’de 961’de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır Partimden koparmaya yeltendiler beni Sökmedi Yıkılan putların altında Ezilmedim.” *** Şiirlerinden bir kaçını hatırlayalım: Örneğin çeşitli açık hava toplantılarında, ellerinde Türk bayrakları ile kalabalıkların hep bir ağızdan söyledikleri “karlı kayın ormanında” isimli şarkının sözlerinin devamı şöyle: “Karlı kayın ormanında Yürüyorum geceleyin. Efkârlıyım, efkârlıyım, Elini ver, nerde elin? . . . Geceleyin, karlı kayın Ormanında yürüyorum. Karanlıkta etrafımı Gündüz gibi görüyorum. Şimdi şurdan saptım mıydı Şose, tiren yolu, ova. Yirmi beş kilometreden Pırıl pırıl Moskova.” (Doğrusu Türk bayrağı ile bu şarkı nasıl söylenir, anlamıyorum.) ———- Bir başka şiirde şair, Moskova’ya hayranlığını dile getirmiş: “Altın aynalarda Moskova şehri. Moskova evim, Moskova odam. Moskova 19 yaşım, 60 yaşım, Moskova öğretmenim, yoldaşım, Moskova seni armağan etti bana.” ———- Bir başka şiirinin tamamı şöyle: “Yağmurun içinde Berlin’de şafak Yağmurun içinde kuşlar ötüyor.” ——- Son şiirlerinden birinde de diyor ki: “Fasulya gibi yaşıyorum son zamanlarda Kuru fasulya gibi. Kuru fasulyanın pilâkisi yapılır, Benden o da yapılmaz.” *** Türk askeri, ülkenin gelecekteki milletlerarası organizasyonlardaki konumunu güçlendirmek için Kore’de kahramanca çarpışırken, Moskova’dan Nâzım’ın sesi yükseldi: “…Ne halt edeyim ? deme Ahmet, Teslim ol. Hâneni, köyünü, memleketini seviyorsan şu kadarcık, Teslim ol, Hemen. Hâneni, köyünü, memleketini, seni, celebe satanlara, söylenecek bir çift sözün varsa Ahmet, Teslim ol. Yitirmedinse insanlığını, çoluk çocuk naşıyla dolu bir çukurda, teslim ol. Biz Türkler yiğitizdir. Yiğitliğin zerresi kaldıysa sende, teslim ol. Teslim ol ananın başı için, Teslim ol Türk halkı adına, Ahmet kardeşim, Kardeşlerine teslim ol.” Yanlış okumadınız, Türk askerine “Teslim ol” diyen, belirli kesimlerin “Vatan Şairi”… Bu şiir, 1951 yılında, Kore’de Çin uçakları tarafından siperlerimize atıldı. *** 1923’te Moskova’da yazılan ve Atatürk’e hakaret dolu 28 Kanuni Sani (Ocak): “Trabzon’dan bir motor açılıyor Sa-hil- de- ka-la-ba-lık! Motoru taşlıyorlar Son perdeye başlıyorlar! Burjuva Kemal’in omzuna binmiş Kemal kumandanın kordonuna Kumandan kâhyanın cebine inmiş Kâhya adamların donuna Uluyorlar Hav..hav..hak..tü..” *** Tarih, 7 Aralık 1961. Nâzım Hikmet, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Lideri Kruşçev’e bir mektup yazmış. Mektup, Komünist Partisi’nin Merkez Komitesi arşivinde… Milliyet Gazetesi tarafından, 21 Aralık 1992’de “Sovyetler Birliği Komünist Partisi Belgelerinde Türkiye” başlıklı yazı dizisinde de kullanıldı: “Saygıdeğer Nikita Sergeyeviç, 19 yaşından beri, yalnızca kalbim ve kafamla değil, geçmişimle de Sovyetler Birliği’ne bağlıyım. Bolşevik Partisi’ne, ilk olarak 1923 yılında üye oldum. Ardından, 1924 yılında, yine Moskova’da 1925 yılı başlarında Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi oldum. Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi’ni bitirdim ve parti işleri için Türkiye’ye gittim. 1925 yılı sonunda, Ankara’da yer altı çalışmaları gösterdiğim için gıyaben 15 yıl hapis cezasına çarptırıldım. Sonra yine Moskova’ya döndüm. 1928 yılında Türkiye’de parti işleriyle uğraştım.O zamandan 1950 yılına kadar toplam 56 yıl hapis cezasına çarptırılmama karşın, toplam 17 yıl cezaevinde kaldım. Başta Sovyet halkı olmak üzere, ilerici insanların mücadelesi sonucu cezaevinden çıkarıldım. Ben, sayılı Komünist şairlerdenim. Çok mutluyum, çünkü Büyük Ekim Devrimi’nin beşinci yıldönümünü Moskova’da kutladım. Bu nedenle şiir de yazdım. Artık, 10 yıldır Moskova’da yaşıyorum, ailem de yanımda. Bütün Sovyet halkı gibi, buradaki yaşama alıştım. Saygıdeğer Nikita Sergeyeviç, yardım edin, ben Sovyet vatandaşı olmak istiyorum. En iyi dileklerimle…” Kendi diyor: Kalbiyle, kafasıyla, geçmişiyle Sovyetler Birliği’ne bağlı olduğunu… 1923’te Bolşevik Partisi’ne üye olmuş, Bolşevikler adına çalışmış, Milli Mücadele’ye yardım etmemiş, tersine kendi ifadesiyle ”Ankara’da yer altı çalışmalarına” girişmiş. Tercihini Türk Milleti’nden yana değil, Sovyetler Birliği vatandaşı olma yolunda kullanmış. Olmamış. Polonya vatandaşlığına geçmiş. *** Türkiye Cumhuriyeti’nin Kültür Bakanı İstemihan TALAY diyor ki: “Nâzım Hikmet’in bütün dünyada saygın bir yeri var, bunu kimse inkâr edemez. İnkâr etmek, inkâr edeni küçültür.” (Hürriyet, 18.02.2001) *** Sayın Özdemir İNCE de diyor ki: “…Nâzım, tarihin bir döneminde politik bakımdan “Devrimci Muhalif” olmanın bedelini ödedi. Ve ödememesi mümkün değildi. Nâzım, Nâzım’lığını yapmış ve Türkiye Cumhuriyeti devleti de,”Ben sana bunu yaptırmam” diyerek, benzeri devletler gibi devletliğini göstermiştir.” (Hürriyet, 20.01. 2002) *** Bir başka tespit de rahmetli Ahmet KABAKLI’dan: “…Nâzım, 1950’lerde DP’nin himayesi altında hür olduğu halde, Türk kanunlarından ve öz yurdundan kaçmıştır. Üstelik, o zamanlar Türkiye’yi işgal bahaneleri arayan SSCB’ye sığınmıştır. Sığınış tarzı da, kendisine yakışmayacak kadar çirkindir. Nâzım Hikmet’in memur edildiği görevler ise hazindi: Demirperde’ deki Türkleri bize karşı kışkırtmak ve Türkiye’ye, TC’ ye, Menderes’ e manzum dille sövmek, ilk göreviydi. Benim ağrıma giden, Nâzım Hikmet gibi bir seçkin şairin, böyle küçük işleri kabul etmesidir. Her ne halse, bugün bunları hatırlatan da hatırlayan da kalmamıştır. Nâzım ölmüştür. Uğruna yok olduğu dava da ölmüştür.” (Türkiye, 20.01.1992) *** Gelelim, son değerlendirmeye… Herkes, kendi zamanının şartları içinde sorgulanmalı… Koca bir imparatorluk devrilmiş… Zamanın aydınları çıkmazlarda, kafa sancıları içinde… Kimi Batı diyor, kimi İslâm, kimi Komünizm… Sevenleri O’nun ziyan edildiği inancında…Türkiye’den kaçırılmasını hazmedemiyorlar. Ne denir ki? SSCB’nin iflâsı, Nâzım Hikmet’in dünya görüşünü zaten bitirdi. Nâzım, ABD’ye karşıydı ve SSCB yandaşıydı. Eğer, Nâzım’ın isteği olsaydı Türkiye bugün Rusya’nın uydusu olacaktı. Türkiye’nin bugün ABD yanlısı politikası büyük tartışma konusudur. Ama, unutulmamalıdır ki, çok büyük bir kesim, Türkiye’nin, Atatürk’ün istediği gibi tam bağımsız olma yönünde mücadele vermektedir. Bana gelince… Nâzım’ın beş cildi kapsayan şiirlerinin tamamını altı ay arayla okudum. Birkaç tanesini çok beğendim, çoğunluğu beni sarmadı. Doğrusu ben Mehmet Akif ERSOY, Ahmet Muhip DRANAS, Cahit Sıtkı TARANCI, Orhan Veli KANIK, Attila İLHAN, Ahmet HAŞİM, Fazıl Hüsnü DAĞLARCA, Faruk Nafiz ÇAMLIBEL, Ahmet Kutsi TECER, Ataol BEHRAMOĞLU gibi şairlerimizin şiirlerini okumaktan büyük keyif alıyorum. Sevip sevmeme konusuna gelince… Birinin birini sevme hakkı varsa, başka birinin de sevmeme hakkı vardır. Başka bir ülke toprağını öpen ve “vatanıma geldim” diyen insanı, sadece o ülke vatandaşına duyduğum saygı kadar sayar ve severim. Hepsi bu…
 
Etiketler: Nazım, Hikmet, , “Beni, Stalin, Yarattı“
Yorumlar
Diğer Yazılar
AK Parti Temayülünden notlar…
Fikret Yeni Sarıçam veya Yüreğir’e göz kırpıyor…
Siyasal İslamcılara Rağmen ittifak olacak!
Ömer Çelik, MHP ve CUMHUR İTTİFAKI’NA karşımı ?
Büyükşehir Kesesinden Çukurova’ya Adaylık kampanyası!
MHP Adana içinde Kumpas Çetesi yine hortladı…!
MHP’nin en garanti kazanacağı yer Sarıçam’dır…
MHP Çukurova Belediye Başkan Adaylığı üzerine…
Bu hikâyenin sonunda İTTİFAK var…
30 Mart’ta Adana Büyükşehir Belediye Başkanı belli…!
AK Parti MHP’den daha fazla BEDEL ÖDEME istememelidir!
Adana’da Cumhur İttifakında Hak MHP’nindir…
Yerin dibine batsın siyasetiniz…!
AK Parti Adana Büyükşehir’den vazgeçmiyor!
Adana’da Bütün yollar HÜSEYİN SÖZLÜ’ye çıkıyor…!
MHP’de Seyhan’a talip olan Sosyal medya balonları!
Adana’yı CHP alabilir… Ama…
Yerel seçimler ve ittifak konusu nasıl olacak?
Büyükşehir Bürokratı Yusuf Sırkıntı’nın iş güzarlığı!
Fitneci SOYSUZ KÖPEKLER!
AK Parti’de yeni AĞABEY Abdullah Doğru…
FETÖCÜ Hakim ve Savcıların geçmiş hükümleri ne olacak?
Hüseyin Oburkçu’nun Gazetecisinden KÜSTAHÇA cevap!
Hüseyin Obrukçu’nun memur gazetecisi!
Ayşe Sibel Ersoy hanımefendinin danışmanı…
AK Parti Adana’da fırtına öncesi sessizlik…
Bir geri dönüşün hikâyesi… Mustafa Çay…
MHP Adana’da başarısızlığın diyeti ne olacak?
Siyasi dalkavukları adam etmeyin yeter!
AK Parti’nin 24 Haziran Adana analizi…
Adana’da Milletvekilliği tablosu nasıl oluşacak ?
Bir tek NİHAT ATLI ve CAHİT ÖZTOK…
Bayramınız KUTLU Olmasın!
24 Haziran’da Adana’da kim kazanacak?
Milli ve Yerli olmayan kaybedecek…
Adana’da seçim sonu Milletvekili dağılımı ne olur ?
Doğruya Doğru… ABDULLAH DOĞRU!
Siyaset yapmak isteyenlere tüyolar…
Öne Çıkan MHP Aday adayları kimler?
Adana ve Mersinde CUMHUR İTTİFAKINA ihanet!
AK Parti Temayülünde öne çıkan isimler…
Palyaçoluk yapan aday adayları!
Aday adayı olan (bazı) hadsizler!
CUMHUR ittifakına KARŞI YAPBOZ ittifakı…
60 günün ardından TEŞEKKÜR...
Adana MHP üzerinde oyunlar…
ÖDP’Lİ İsmail Dikilitaş ve KOZA A.Ş.
Hiçbir kahpelik karşılıksız kalmaz…!
Cumhurbaşkanı ve Ömer Çelik’te FETÖCÜ MÜ ?
Elbet Hüseyin Sözlü diyeceğiz!
Sütçü Beygirlerini siz adam ediyorsunuz efendiler!
MHP ve AK Parti ittifakında Adana ne olur?
Şefkat Çetin’nin Adana uzantıları…
Kansızlar ittifakına karşı YALNIZ KURT olmak…!
9 Günlük gözaltının ardından…
MHP Adana’da bitti diyenlere gelsin…
MERAL tutmadı… GÜL’Ü deneyelim!
AKP İL BASIN SÖZCÜSÜ ALİ PEKMEZCİ!
İttifak olur mu?
Sertan Duran neden görevden alındı?
Sayın Obrukçu bu yazıyı iyi oku!
İYİ Parti’nin Kripto Sarıçam yapılanması…
Tarih TÜRK’Ü çağırıyor!
CELAL GÜVEN Ne ayaksın sen?
AK Parti – MHP İttifakı olursa?
Ülkü Ocakları hem EMİN hem de çok CANLI!
Ali Uğur Akbaş’a yapılanların perde arkası…
Ahmet Kurtgöz müsün? Cingöz mü? Öğrenelim bakalım!
Yaygın ve Atılgan reklam…!
DEVLET BAHÇELİ ve seçim barajı meselesi…
Meral Akşener ve Partisi ölü doğdu…!
Sözlü icraatta Vizyonu yakaladı… Ya Ekibi?
Hüseyin Sözlü’nün 2014 Stratejisi bu sefer tutmaz!
Devlet Bahçeli’yi anlamak…
İçimde ki Hayvanı uyandırmayın... LÜTFEN!
Adana Kent Konseyi Kadın meclisinden SKANDAL TOPLANTI!
Sarıçam’da bir tuhaf ittifak…
Barzani’ye umut bağlayan DEVLET düşmanları!
ADASO, ATO ve ATB seçimlerinde Ülkücülerin tercihi belirleyicidir!
Görüntü KAPLAN… Özü KEDİCİK…! (1)
Mehmet Koca Sarıçam’ı kimden alacak?
Hüseyin Sözlü’ye yapılan SOLCU saldırılar…
Yediniz içtiniz şimdi hesap zamanı…!
Zeki Kızılkaya’ya ölümcül FETÖ soruları…!
CHP’li Zeydan Karaların Büyükşehir planı…
SİNEKLER ve ARILAR
CÜPPELİ HOCAYA EDİLEN HAKARETLER…
Mahmut Çelikcan olaya el koydu!
Geleceğini biliyordum…
Zeki Kızılkaya’nın Mahmut Çelikcan kurnazlığı…!
DERDİ DERYA…
Soner Çetin’in Skandal uygulaması…!
Sözlü’nün otogar duruşu desteklenmelidir!
MHP’nin son Adana tahlili…
Fikret Yeni’yi bekleyen tehlike…
Yerel seçimler 2018’de yapılacak…!
Alemdar Öztürk’ün alınması siyasidir…!
FETÖCÜLER her şeyden sorumlu değildir!
Siyaset mi Devlet mi kazanacak?
Hüseyin Sözlü’nün kararı neden bozuldu?
Adana Demirspor’un kurtuluşu Ömer Çelik’tir…!
CHP’nin Soner Çetin Faktörü…
Adana Hızla CHP’YE doğru kayıyor!
Sertan Duran ne yapmalı?
MHP’de Genel Merkez adaylarına soğuk duş!
Tahir Avşar’a vefasızlık…
MHP Adana’da çok acilen İl Kongresine gitmelidir!
ÜLKÜCÜLER neden azapta direniyor?
Erol KAHRAMAN’IN referandum oyunu…!
Adana’da AK Parti “FİRE” vermiştir!
Bir ÜLKÜCÜ ve bir HDP’li nasıl HAYIR’da buluşur?
16 Nisan’a kadar SUSUYORUM ama…
Sarıçam’da İmar EMİN ELLERDE…
Selahattin Sekin ve İnci Gül MORTİNGEN oldular!
Kozan Devlet Hastanesinde FETÖ bilmecesi…!
Sözlü EVET dedi… CHP’liler azıttı…!
MHP Adana İl Başkanı Kim olmalıdır?
Adana “HAYIR” derse ne olacak?
AK Parti Kozan’da “AKRABA KIYAĞI” iddiası!
Adana’nın güçlü bir MHP’ye ihtiyacı var!
Elif Doğan Türkmen’in faturası…!
Lokmacı Cafer ve ÇGC yönetimi…
Sözlü’nün hamlesi Adil Yargılanma mı? CHP’ye göz kırpmamı?
FETÖ Mağdurlarına çifte standart mı var?
Cafer Esendemir ve İnci Gül A.Ş.
Fatih Arnas ve Arkadaşları yalnız değildir!
CHP ve “HAYIRCI” Atatürkçüler bu yazıyı iyi okuyun!
Alemdar Öztürk meselesi ne oldu?
Seyfettin Yılmaz ve Devlet Bahçeli görüşmesi üzerine…
MHP’de görevden alınmaları nasıl okumalıyız?
FETÖ ve PKK’dan daha hainsiniz!
TERÖR neden hep AKP karşıtlarına vuruyor?
Adana’da kapanan FETÖCÜ medya ne yapacak?
Ali Pekmezci pusulayı iyice şaşırmış!
Aladağ yangınında hangi belediye ne yaptı?
İNTİKAM değil, KATLİAM istiyoruz artık!
Bir Ölür Din diriliriz…
Hüseyin Sözlü CHP’nin adayı mı olacak?
Herkes görevinde kalacak, ama nereye kadar?
Siyaset belirsizliği kaldırmaz!
Kimin adamıyım?
Adana’da DEVLET BAHÇELİ duruşu olan MHP’li var mı?
Adana’da Kayyum atanan firmalar kimlere teslim?
PKK’yı CHP’leştirme projesi…
MHP’nin Adana hali ne olacak böyle?
Devlet Bahçeli ve utanmaz muhalifler…!
Zeki Kızılkaya ve Ali Pekmezci meselesi…
Siyaset yapmak isteyen bu yazıyı iyi okusun…
Soner Çetin CHP’nin Adana adaylarını belirlemiş!
MHP Adana’da yeni vizyon, yeni teşkilat gerek…
AK Parti’den ibretlik bir ihraç kararı…
Belediyeden 20 BİN TL aylık alan İl Başkanı!
Kısa ve Öz ama dobra bir yazı…
Yusuf Akıncı Onurlu, şerefli ve OMURGALI bir adamdır!
MEDYA TÜCCARLARI…!
MHP Genel Merkezi Adana’ya ne zaman el atacak?
FETÖ’NÜN Adana’daki derin yapısı…
AK Partili 2 Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi gözaltında!
Liderler ve partiler olmasa kim takar sizi?
Darbe olsaydı Adana’da kimler makamlara oturacaktı?
Yusuf Baş Disiplin sürecini başlatır mı?
Adana’da FETÖ soruşturmalarının yanlışlığı…!
FETÖCÜLER FETÖ Avına çıkarsa…
Bu yazıyı iyi oku ŞEREFSİZ!
Artık FETÖNÜN siyasi kanadını istiyoruz!
Adana’da Tayyip ERDOĞAN’A büyük ihanet…!
FETÖ/PYD operasyonlarının Adana sulandırması…!
Seyfettin Yılmaz safını bellini etti, Ya etmeyenler ?
Ülkücünün çilesi...
Adana Barosu asli vazifesi yerine siyaset yapıyor…!
40 TL falcıya veren ve 40 TL'ye tarlada çalışan kadın…
Gazi Adamhasan’ın AKP hayalleri…
Durmam için ölmem lazım…
Yüreğir sosyal yardımlaşmada bir gönül elçisi…
İçi boş tenekeler ordusu…
Adana’nın “PARALEL YAPI” bilmecesi… (1)
İnadına Tayyip değil, inadına Devlet!
Adana’da ki “İNGİLİZ OYUNU”
Elif Doğan Türkmen Soner Çetin’e rakip mi?
Yunus Uzunular meselesi…
Ananı öpen Kadı ise…
Tanrı'yı kıyamete zorlamak...
Kurt kocayınca...
Sevgi pıtırcığı görünümlü hainler!
At gözlüklü siyasetçiler...
Zeydan Karalar'dan Mertçe itiraf!
Sözlü'nün çifte standart vefası...
Sözlü ailesi ve gerçekler...
AKP'nin Adana kahramanları
17. Devlet...
Adana'da seçim sonucu ne olur ?
Uzun saçlı meclis üyesi iyice azıttı!
Bilal Uludağ etrafına dikkat etmeli...
Sosyal medya cesareti ve Cehalet
MHP'de gördüğüm önemli eksiklikler...
Mehmet Sağlam'a yüklenen misyon
Soner Çetin'in iptali...
Şehit Cenazeleri ve sosyal medya maymunları!
Soner Çetin'den iyi hamle!
Açtım bayramlık ağzımı...
AKP Adana liste analizi...
MHP Adana liste analizi...
Parayla satın alamazsın!
AKP, CHP ve MHP'nin Adana zaafları...
Amaç : MHP - HDP çatışması...
Ciğerimiz yangın yeri!
Baba siyaseti
MHP Bilici'yi aday gösterir mi?
Belediyelerin imar çelişkisi...
Uyuşturucunun babası ( 3 F )
Soner Çetin ve skandalları...
Yalnız ama doğru adam Gökçe...
Solcuların Bahçeli hazımsızlığı...
Soner Başkan neden "REFERANDUM" yapmadın?
Kritik tarih : Kasım 2015
Barış diye ihanet sunanlar...
Devlet zulmü!
Protez Dostluklar...
Sedat Sözlü'nün Tarihi Misyonu...
Bahçeli'yi anlamak için "DOĞRU İNSAN" olmak gerekir!
Sel Gider Kum Kalır…
Ufuk Tekin zarafeti...
AKP Adana'da revizyon ilk Yüreğir'de olmalı!
MHP'ye akıl vermek CHP'nin haddi değildir!
MHP Çukurova'da neden kaybetti?
Burhanettin Bulut'tan ibretlik bahaneler!
Pirzola Siyaseti!
Belediye Başkanları Ve Seçim Sonuçları
Haydi CHP patlat sloganını!
Adana seçimleri ne durumda?
Ortak paydamız tarihimizdir...
HDP'de patlayan bomba kimin işine gelir?
Adana'da AKP, MHP ve HDP ise CHP oylarına oynuyor
Makam sahipleri resimlerine dikkat etmeli
Başkanları yakan danışmanlar!
Partilerin Adana handikapları
Adana seçmeni ne düşünüyor?
MHP'nin Dikkat etmesi gereken isimler
13 vekil çantada, 1 tane boşta...
CHP adayları iyi örgütleri sınıfta kaldı!
CHP Yeni il binasına ne zaman geçecek?
Musa Öztürk'ten Büyük ayıp!
Önce anla... Sonra Yargıla...
Abdulkadir Yuvalı Devlet Bey'in vefasıdır...
Mado ve Özsüt siyaseti iflas etmiştir!
AKP'NİN ADANA LİSTE ANALİZİ
Adana vekilleri liste analizi
200 Kişinin Maaşını Kim Alıyor?
Adana’da GAZETECİ olmak…
Hem Dolandır Hem Tahliye Ol!
AKP'de Adana listesi netleşiyor
Uçar, Arslan ve Spor Fonu -2
Uçar, Arslan ve Büyükşehir Spor fonu - 1
AKP'de Aday olmayacak isimler netleşti
CHP Ön seçimin de 65 yaş altı kuralı olmalıdır
LİSTEYİ İYİ YAPAN ADANA'YI ALIR
Ahmet Özlü'nün duruşu
Ahmet Erdoğan MHP'nin lokomotifi olur
ASKİ'de ilginç bir ilişkiler sarmalı!
İshakoğlullar'ından açıklama var!
Cahit Öztok'a Büyük Tepki var!
Adı doğru kendi yanlış adam!
Ferat Yüksel evlendi
Ferat Yüksel'in düğünü ve Hüseyin Sözlü
Bulut CHP'nin yeni vizyonu olabilir...
AKP'nin iddialı aday adayları kimler olur?
MHP'de Arslan'ı şanslı görüyorum...
MHP'de Aday adayları savaşı!
MHP il Kongresi ve detaylar...
Recai Babayı anlatmak Ali Pekmezci'ye kalmış! YAZIKLAR OLSUN!
İzgioğlu kazanır... Peki neden?
AKP Adana'da öz evlatlarını yedi bitirdi!
YALÇIN AKYOL ve NAZIM ALDIRMAZ nasıl MHP'li oldular!
Sözlü ve Yılmaz olması gerekeni yaptılar!
İzgioğlu ve Sözlü adına kralcılık yapanlar!
YUSUF BAŞ SERDE GEDİK AÇTI!
Adana Temizlik Şirketleri