Yazı Detayı
01 Şubat 2017 - Çarşamba 11:25
 
Pardon, Meclis iradesi mi dediniz?
Süleyman ÖZIŞIK
 
 

Anayasa Değişikliği referandumu öncesinde muhalif kesimin Meclis'le ilgili iki iddiası var.

Birinci iddia;  Meclis'in yasama yetkilerinin tek adama, yani Cumhurbaşkanı Erdoğan'a devredildiği...

İkinci iddia ise yasama ile yürütme arasındaki kuvvetler ayrılığının ortadan kaldırıldığı yönünde... Bu iddialar doğru mu gelin hep beraber bakalım...

Meclis'in bugün iki yetkisi var. 

Bunlardan biri denetim, diğeri ise kanun teklif etme yetkisi...

Önce denetim kısmına bakalım.

Milletvekilleri denetim görevini, yani hükümeti siyaseten denetleme görevini "gensoru" vererek yerine getiriyor.

Türkiye Büyük Millet Meclis'i kurulduğu 1920 tarihinden bu yana toplamda kaç gensoru verilmiş dersiniz?

Sadece 206!

Peki verilen bu gensorular sonucunda kaç bakan görevlerinden alınmış ve Yüce Divan'a gönderilmiş?

Yalnızca iki kişi...

Yani anlayacağınız hükümetlerin denetlenmesi anlamında yetersiz bir yöntem olarak kalmış gensoru önergeleri...

İkincisi ise kanun teklifi verme yetkisi...

Milletvekillerinin Meclis'e önerdiği kanunlara, kanun teklifi deniliyor. 

Meclis kurulduğundan bu yana milletvekillerinin Meclis'e sunduğu kanun tekliflerinin yüzdelik oranı ne kadar biliyor musunuz?

Şaşıracaksınız ama yüzde 1 bile değil!

Bugüne kadar Meclis'ten geçen kanunların yüzde 99. 9'u Bakanlar Kurulu'ndan gelen tasarıyla olmuş.

Vekillerden gelen kanun teklifleri nasıl olmuş dersiniz?

Anlatayım!

Hükümet, Meclis'e kanun teklifi olarak gelmesini uygun görmediği bir taslağı milletvekiline havale etmiş. Vekil de o taslağı Meclis'e sunmuş ve bakanlar kurulundan destek görmüş. Bir başka deyişle yürütme, yasamanın üzerinde tahakküm kurmuş ve istediği kanun teklifini istediği şekilde milletvekili eliyle çıkarttırmış.

Demek ki neymiş?

Meclis çatısı altında bugüne kadar "Yasama-Yürütme" adı altında bir "kuvvetler ayrılığı" yokmuş!

Şimdi gelelim bugünkü sisteme?

Yeni sistem gereği milletvekilleri bundan sonra Meclis'e gensoru önergesi veremeyecek.Bunun yerine denetleme ve kanun çıkarma ve kanun veto etme yetkileri, gelecek. 

Yeni sistemde gerek Cumhurbaşkanı gerekse bakanlar Meclisin denetleme yetkisi gereği hesap vermek zorunda kalacak. Milletvekilleri herhangi bir bakanı Meclis'te hesaba çekebilecek.

Ve ayrıca aynı Meclis Cumhurbaşkanı'nın çıkarmaya çalıştığı kanunlarda yetki aşımı görürse veto hakkını kullanabilecek.

Aslında Meclis iradesinin olup olmadığını öğrenebilmemiz için biraz geçmiş yıllara gidip bugünkü sistemle kıyaslama yapmamız daha iyi olacak.

Bir iki örnek verip yorumu size bırakacağım.

1998 yılının Nisan ayı...

Vesayet odakları, Çiller'in başında olduğu Doğruyol Partisi'nin parçalanması için hareke geçti.

Doğruyol Partisi'nden bazı milletvekilleri, tehdit, şantaj ve rüşvet yöntemiyle kurulan Demokrat Parti'ye transfer edildi..

Bu duruma itiraz eden bir isim çıktı. 


O isim, dönemin Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Bahattin Şeker'di. Aracılar Bahattin Şeker'i bir türlü ikna edemeyince Genelkurmay Başkanlığı devreye girdi. 

Gençliğinde aşırı kilolarından dolayı vatani görevini yerine getiremeyen Bahattin Şeker'in belgeleri bir günde hazırlandı ve Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir bakan makamından alınıp Ağrı'nın Patnos ilçesine er olarak gönderildi!

Bir başka örnek...

Tarih 24 Aralık 1998... Dönemin Cumhurbaşkanı Demirel, kurulacak koalisyon için görevi Çiller'e vermesi gerekirken inanılmaz bir işe imza attı. 

Bağımsız milletvekili olan dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez'i Çankaya Köşkü'ne çağırıp hükümeti kurması talimatı verdi. Kapı kapı dolaşan Yalım Erez bir türlü koalisyon ortağı bulamadı.

Bu belirsizlik sayesinde borsa çalkalanırken Yalım Erez'in firması Haznedar Tuğla yükselişe geçerek büyük değer kazandı! 

Hükümet bir türlü kurulamayınca demirel ister istemez görevi Çiller'e verdi. Bu görevlendirmenin ardından Anayol koalisyon hükümeti kuruldu ancak bu koalisyon sadece 3 ay sürdü!

Daha sonraki yıllarda DSP lideri Bülent Ecevit'in sadece ama sadece 70 milletvekili ile azınlık hükümeti kurduğunu ve daha sonra partisinin paramparça edildiğini de hatırlatalım.

Ve bir örnek de AK Parti döneminden...

2007 yılının Ağustos ayı...

Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı adayı gösterildiği dönemde 367 garabeti ortaya atıldı. CHP, 367 oy alamadığı gerekçesiyle Gül'ün Cumhurbaşkanlığı'nın engellenmesi için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu ve bu başvuru kabul edildi. 

Aynı günün akşamı Genelkurmay Başkanlığı internet sitesine, daha sonra e-muhtıra olarak anılacak, bir basın açıklaması konuldu. 

Açıklamada seçimlerde laikliğin tartışma konusu yapıldığı ve Genelkurmayın bu konuda taraf olduğu söylendi. Anayasa Mahkemesi 1 Mayıs'ta verdiği kararla, 367 iddiasını kabul ederek yapılan birinci tur oylamayı iptal etti.

Bunun üzerine 6 Mayıs'ta yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısının bulunamayışı yüzünden 11. Cumhurbaşkanı seçilemedi.

Yeter sayısı neden bulunamadı dersiniz?

Çünkü Türk silahlı Kuvvetleri AK parti dışındaki diğer partilere Meclis'i terketmeleri yönünde talimat verdi. Darbe olacağı kulaktan kulağa yayılınca Erkan Mumcu ve Anavatan Partisi'ne bağlı milletvekilleri Meclis'ten kaçtı.

Kaçanlardan biri de o dönem AK Parti'nin Maliye Bakanı olan Abdullatif Şener'di. Çünkü kendisine "Abdullah Gül'ün yerine seni Cumhurbaşkanı yapacağız" sözü verilmişti.

"İradesi elinden alınıyor" denilen, "Yasama ile yürütme arasındaki kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırılıyor" diye cilalanan Meclis'imizin hali böyleydi.

Şahsi kanaatim, yeni sistemin Meclis'e ve milletvekillerine tam anlamıyla gerçek bir irade kazandıracağı yönünde. 

Sizin yorumunuz ne olur bilemem...

 
Etiketler: Pardon,, Meclis, iradesi, mi, dediniz?,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Erdoğan'ı yargılayacak mısın?
Erdoğan gitsin mi diyorsun?
AK Parti listesi iş yapar mı?
Yapma Muharrem Bey!
Bilge Adam'a bir sorum var!
Bunu ancak CHP başarabilirdi!..
Bülent Arınç'ın dönüşü....
Abidik gubidik işler...
Fetö bunların içine ruhunu üflemiş!
Kanuni salakmış!
İnsanımsı köşe yazarı...
Allah'sız zalimin zulmüne karşı...
Aklıma takılan üç soru
İçerideki Burseya Dağı!..
CHP Kurultayı'ndaki ilginçlikler
Afrin'de sivil katliam var!
O bayrak oraya boşuna dikilmedi
Milletvekillerine gönderilen ihanet mektubu
Gönderin bu itleri Afrin'e...
Korku ve zafer
O maddeye neden itiraz ettim?
O'nu neden destekliyoruz?
Mescid-i Aksa yakın zamanda yıkılacak!
Ben bir Kudüs yapıp geleceğim
Swift kodlu dekont tuzağı!..
CHP 5 yıl sonra iktidar olacak!
Erdoğan Atatürk'çü mü oldu?
Bylock ve Fetö mağdurları
Doların ve Meral Akşener'in yükselişi!
Kahraman Can Dündar mı demiştiniz?
Neden istifa etmiyorlar?
İstifalar ve AK Parti eriyor mu?
Kasım ayında ne olacak?
Bay joistik!..
İnsansız Kara Aracı...
Vize ve rest
Bu olayların canlı şahidiyim
İstifalar ve yalanlar...
MTV zammı ve iki açıklama örneği
Ders kitaplarında Fetö izleri...
Süleyman Soylu'ya açık tehdit!
Erdoğan kimlerden bahsediyor?
Ölü taklidi yapan belediye başkanları!..
O askerleri ben linç ettim!..
Tüküreyim festivalinize!..
Kadir Topbaş'a sorularım var!
Kılıçdaroğlu o gece nereye gitti?
Kılıçdaroğlu'nun masumları, Tayyip'in köpekleri...
Nereden nereye...
Kılıçdaoğlu yeni bir darbe bekliyor mu?
Yeni bir darbe girişimi olabilir mi?
Gerçek Fetö mağdurları nasıl aklanacak?
Bırak git artık Kadir Topbaş!
Erdoğan Reis'e ihanet etti!
Pelikan, penguen, gergedan...
FETÖ'yü tahliye edecek misiniz?
Ölü soyguncusu Fetöcüler!
AK Parti'de temizlik operasyonu başlıyor!
Hayaller Malkoçoğlu, gerçekler Kılıçdaroğlu!
Zafere hazırlanın!
CHP'liler kripto AK Partili mi?
Aslında dünyanın anayasasını değiştireceğiz!
Demokrasi nöbetleri yeniden başlamalı...
Tek adamsa tek adam!
O artık koyu bir evetçi!
Mollalar İran'a!.. Yallah Arabistan'a...
Cahil, eğitimsiz AKP'liler!
Aysel ve Bahçeli...
Bu sistem mi diktatörlük getirecek?
Bülent Arınç'a cevap
Reina katliamcısını kim dövdü?
Vekillerin ısırılmazlığı yok muydu?
Beylik silahı...
Atatürk döneminde neden çokomel üretilmedi?
Son bir çarpışma bizi bekliyor
Ya batacağız, ya çıkacağız!
Mazlumun umut ışığının adıdır Türkiye..
Halep'ten sonrası Ankara!..
Bir mağduriyet hikayesi...
Bize düşen görev...
Utanın, utanın!
Bu saldırı kimin işi?
AK Parti kendi ayağına sıkıyor!
Kılıçdaroğlu Atatürk'ten intikam alıyor!
Labiciktirin!
Yeni darbenin provasını yaptılar!
Öcalan ve Gülen idam edilebilir mi?
Atatürk uzaylı mıydı?
Darısı Demirtaş'ın başına...
Türkiye'nin yolunu açan adam!
Fetöcüler göreve geri mi dönüyor?
İkinci darbeyi yaşıyoruz!
Terör örgütünün medyası susturulamaz!
Erken seçime hazırlanın!
Türkiye'ye gireceklermiş!
Sülo terörist avlar, Selo mal mal bakar!
Fetö mağdurları nasıl aklanacak?
Bize böyle medya lazım...
Bize nasıl adamlar lazım?
Fetö'cü dostlarını koruyan AK Partililer!
Adana Temizlik Şirketleri