Yazı Detayı
26 Aralık 2016 - Pazartesi 09:49
 
Şehitlerimizin ardından...
Mete YARAR
 
 

El Bab’da yaşanacakları daha olmadan söylememdeki amaç işin zorluğunun anlaşılması ve birlikler üzerinde psikolojik baskı kurulmamasıydı. Çünkü yapılan harekat bir hibrit (melez) operasyondu. Düşman belli değildi hatta dost bile belli değildi. Arazi, ortam ve hava şartları devamlı değişiyordu. Buna adapte olmaya çalışan bir TSK ve MİT vardı.

Bu tür operasyonlarda tek bir teşkilat yapısı ile operasyonu sürdürmeniz de mümkün değildir. Bugün tartışılan konuların anlamsızlığı burada başlamaktadır. Harekatın derinliğe inmesiyle beraber kuvvet ihtiyacı daha da artmaya başlamaktadır. Harekatın başlangıcında kullanılan kuvvet ile bugünkü arasında yaklaşık 10 misli fark mevcuttur. Bu bile şu anda sahanın gerçekliğiyle karşılaştırıldığında bazı noktalarda yetersiz kalabilmektedir. Kendi ülkemizdeki tecrübelerden edindiğimiz birikim buralardaki şehir savaşları için yeterli bir veri vermese bile sonuçta El Bab kolay bir hedef değildir.

Şehrin kuşatılması tam anlamıyla mümkün görünmemektedir. Bunun büyüklük ve stratejik anlamda nedenleri mevcuttur. Yani DAEŞ takviye gönderirken, şehir alınmak zorunda kalınacak gibi görünmektedir. Sağolsunlar, bütün cephelerinde koalisyon güçleri ve Esad yönetiminin mücadeleyi bırakmış olması nedeniyle bölgeye takviye yapma fırsatı DAEŞ’e verilmektedir. Musul harekatının da durdurulmasıyla bu örgütle mücadele edilen tek yer olarak El Bab kalmıştır.

Açıkcası herkesin amacı El Bab’da Türkiye Cumhuriyeti’nin gücünü test etmektir. Bir şer grubu, memleketin azmini burada kırdırmak, siyaseten kaos yaratmak, halkın devlete güveninin zayıflamasına yol açmak, Suriye’de ne var sorusunun sorulmasına yol açmak, belki de en önemlisi Suriye ve Irak’ta oluşabilecek oldu bittilere seyirci kalınmasına yol açmak için yoğun çaba sarf etmektedir. Bunun için de içerde ve dışarda oluşturdukları psikolojik harekat grupları ile harekete geçmektedirler. El Bab’da ne oluyor sorusunu sormak yerine psikolojik harp tekniği sorularını yönelterek kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar. Buna destek olmak için örgütlerin yaydığı görüntüleri, doğru olup olmadığını düşünmeden yayınlıyorlar (ben doğru olsa bile yayınlamanın örgüt propagandası olduğunu düşünüyorum). Arkasından yalan bilgilerle de yeni süsleme haberler yazabiliyorlar.

İşin gerçeğini gözden kaçırmak için ellerinden gelen gayreti gösterenlere inat, biz sahada kalmaya devam edeceğiz. Sızma harekatının özel bir operasyon tekniği olduğunu bilmeyenlere bu harekata ÖSO’nun katılamayacağını hatırlatacağız. İlk sızan birliklere ilaveten daha sonra komando birliklerinin bölgeye takviye gönderildiğini ifade edeceğiz. İşin gerçeğinin o gece harekat merkezinde çınlayan telsiz konuşmalarında olduğunu söyleyeceğiz. El Bab’da şehit düşen Binbaşı Bülent Albayrak ve arkadaşlarının yaptıkları mücadele işte o konuşmalarda yatıyor. Telsizden yankılanan o cümleler “Komutanım vur vur bitmiyorlar”dı. Evet o gün koalisyon güçlerinin, PYD’nin ve Esad güçlerinin gözü önünden geçerek gelen bu örgüt mensupları vurmakla bitirilemedi. Bugüne kadar bu aslanları birebirde vuramadılar, ya kimliği belli olmayan uçakla, silahlı İHA ile, havan saldırısıyla ya da bombalı araçlarla şehit edebildiler. Eğer askerlerimizi sahada korumak istiyorsak bu ‘kimliği belirsiz’ ibaresinin ne olduğunu milletçe sorgulamak zorundayız. Bunu yapalım ki onlar da işlerini sürdürebilsinler.

El Bab’da asker olmak zordur diye yazmıştım. Bugünlerde toplumca onların kahramanlıklarını geride izlemek de bir o kadar zor geliyor bizlere. El Bab’da Türkiye test ediliyor ve bu testi 15 Temmuz’da olduğu gibi yine yüzümüzün akıyla geçeceğiz. Allah yar ve yardımcımız olsun.

 
Etiketler: Şehitlerimizin, ardından...,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Burası Amazon ormanları değil...
Kıssadan Hisse
Siyaset zaten bu değil mi?
Adım adım kandil...
Yettiniz artık!
Ne verdiğiniz değil, ne istendiği de önemlidir...
Ben onu tanıyorum
Elim Kaleme gitmiyor...
Müdenası olmamak ne güzelmiş!
İsmin arkasında ki gizem : ZEYTİN DALI!
Hesap kapatılmalı!
Dedikodunun olduğu yerde ot bitmez!
Türk siyasetinin etik kurulu...
Bir adım geri atmak...
Sorunu S-400 sananlara bir çift lafım var...
15 Ayın gizemi...
Filler tepişir... Karıncalar ezilir...
Referandum Çıkmazı...
Zaman Kaybetme Lüksümüz yok...
Tarih değil , hatalar tekerrür eder...
Sahi büyük oyun neydi?
Geride adam bırakmamak...
Almanya gerildi mi? Yoksa geriyor mu?
Bir kerede bu ülkeden yana olun!
Bir denemenin çok ötesinde...
Emeğe saygı...
Asimetrik savaş : MÜNBİÇ!
Bu yazıyı yazmak boynumun borcu...
Küçük dokunuşlar büyük değişimler...
Askerlik üniformadan ibaret değildir.
El Bab
Sizce asıl Kandil neresi ?
Çevreye rahatsızlık verdik... ÖZÜR DİLEMİYORUZ!
Gurbette Türk olmak...
Söyleyecek sözümde yok, yazacak yazımda...
Anadolu Kaplanları
Bir ekonomi tetikçisinin itirafları...
El Bab nerenin kapısı ?
Mümbiç'te ne oluyor?
İnce Kırmızı çizgili hat...
ABD Başkanı...
Karar anı...
Her günü 29 Ekim
Seçilmişler...
Musul savaşı...
Sessiz güç...
Yeni Kapı Ruhu neydi?
Musul Yeni Kerbela Olcak mı?
Yıktıkları Yuvalar...
Safları sıkı tutun..
Sırtını Türkiye'ye dayayanlar...
Yeni 4 Temmuz tuzağı...
NCIS Türkiye...
Menbiç-El Bab
Kadere inan bir adamı ölümle korkutamazsınız...
Adı Fırat Kalkanı... Ruhu Ömer Halisdemir...
Küçük dev adam...
Bir adım geri çekilip bakalım
Fabrika Ayarları...
Adana Temizlik Şirketleri