Yazı Detayı
12 Mart 2017 - Pazar 00:12
 
Tek adamsa tek adam!
Süleyman ÖZIŞIK
 
 

27 Mart 1994 yerel seçimlerinde bir adam çıktı ortaya. "Benim adım Recep Tayyip Erdoğan. Bana oy verirseniz, İstanbul'u kısa sürede yaşanabilir bir dünya şehrine dönüştüreceğim" diye söz verdi.

İstanbullu ona güvendi, yüzde 25,19 oy oranı ile "Başkan" seçti. 

Genç nesil o günlerin İstanbul'unu çok iyi bilmez. İnsanlar hava kirliliğinden dolayı nefes alamadığı için sokaklarda gaz maskeleriyle dolaşırdı.

Bırakın sokakları, caddelerde biriken çöpler bile haftada bir toplanırdı. O çöplerin üzerinden atlamadan işe gitmek mümkün değildi. O günün gazeteleri, "Kaldırın şu pisliği" diyerek yerel yöneticilere ateş püskürürdü.

Tarihler 1993 yılının 28 Nisan'ını gösterdiği gün, İstanbul yerküre üzerinde eşine, benzerine rastlanmamış bir facia yaşadı. Koca şehrin orta yerindeki Hekimbaşı Çöplüğü volkanik bir dağ gibi patladı.

Öyle bir patlama ki İstanbul ve çevre illerin tamamında hissedildi. Yüzlerce ev, gökten ölüm gibi yağan çöplerin altında kaldı, 27 kişi hayatını kaybetti. Kaybolan diğer 12 kişinin cesetleri bugün dahi bulunabilmiş değil! 

Suları akmazdı mega kentin...

Haftada belki bir gün, bir iki saat, o kadar! Abartısız söylüyorum, insanlar sokaklarda kokarca gibi dolaşırdı. Şehrin belli noktalarındaki kuyu çeşmelerinde kıyamet gibi kuyruk olurdu. Sıra kavgası yüzünden cinayetler işlenirdi.

İstanbul'un içme suyu temin etmekle görevli kurumu İSKİ'nin Genel Müdürü Ergun Göknel ise o sıralar bu sorunları çözmek yerine uçkur derdine düşmüştü. 

Sevgilisiyle evlenebilmek için nikahlı eşine o günün parasıyla 1 milyon dolar tazminat vermeyi kabul eden Göknel bu parayı belediyenin kasasından ödemiş, ama eşinin kıskançlığı sonucu yakayı ele vermişti.

Haliç denilen bölgeden geçerken kusmamak elde değildi. İstanbul'un merkezindeki bir bataklıktı Haliç... Kokusuna tahammül edemeyen bölge halkı, çareyi başka semtlere taşınmakta bulurdu.

Doğalgaz yoktu.

Daha doğrusu vardı da Türkiye'nin getirecek imkanları yoktu. Rezidansların salonlarında dahi soba bacaları vardı.  Göğe uzanan binaların bacalarından dahi katran karası dumanlar yükselirdi. 

Uzatmayayım...

Recep Tayyip Erdoğan böyle bir şehrin "Başkan"ı oldu. Sadece 5 yıl görevde kalabildi!

"Tek adam" olarak!

O 5 yılın sonunda sokak ve caddelerdeki çöp dağları yok oldu. Hekimbaşı'nda 27 kişiye mezar olan çöp dağının yerine akıllara ziyan bir çöp dönüştürme tesisi, yanına da göz kamaştırıcı bir spor kompleksi kuruldu. 

Bataklığa dönüşen Haliç temizlendi, insanı kendine aşık eden masmavi bir göz bebeğine dönüştü.

Doğalgaz hizmeti yıldırım hızıyla yayıldı, hava kirliliğinden eser kalmadı.

Kuş uçmaz, kervan geçmez yerlerden akan suların güzergahı İstanbul'a döndürüldü. Hem de ne zahmetlerle. Dağlar, bentler aşıldı ve İstanbul hasret kaldığı suya kavuştu. Barajlar ağzına kadar suyla dolduruldu...

Bugün IMF'ye olan borç nasıl kapatıldıysa, o gün belediyenin dağlar kadar olan borçları da aynı yöntemle kapatıldı. 

1999 yılında Recep Tayyip Erdoğan Siirt'te şiir okuduğu bahanesiyle hapse atıldığında bütün İstanbul karara isyan etti.

Kimse arkasından kem söz söyleyemedi. "Sözünü tutamadı" diyen, "Çaldı, çırptı" diyen bir tek adam olmadı. 

Hapisten çıktığında bu kez, "Bana oy verirseniz bu ülkeyi virüs gibi saran pisliklerden kurtarırım" diye söz verdi. Bu kez Türkiye O'na güvendi, yetki verdi.

Yanına aldığı güvenilir bir kaç adamla birlikte canını ortaya koyup çalıştı.  "Bitti, battı" denilen Türkiye'yi ayağa kaldırdı ekibiyle beraber. 

IMF ve Dünya Bankası'na olan borçları bitirdi. Koca Türkiye'yi koca bir şantiyeye çevirdi.  Patikaları duble yollara, kağnı yavaşlığındaki lokomotifleri hızlı trenlere dönüştürdü. Dağların içine asfalt, denizlerin altına ray döşedi. 

Parası olmadığı için hastanelerde rehin kalanları kurtardı. Kitap alamadığı için çocuğunu okutamayanların imdadına yetişti.

Karşısına bin tane engel çıkarıldı. Kah partisi kapatılmak istendi, kah e - muhtıra yedi. Kah Anayasa Mahkemesi'nin uyduruk kararlarına takıldı, kah bürokratik engellemelere...

Gezi'yi yaşadı, geri adım atmadı. 17/25 Aralık'ı yaşadı pes etmedi. Kanlı darbeyi gördü, "Ölümüne, ölümüne" diyerek üzerine çığlıklar atarak gelen ölüme meydan okudu.

Değer verdiği herşey onu bir tuzağa çekmek için kullanıldı. 

Dostluğa değer verdi, dostlarının ihanetini gördü. Dini inançların özgürlüğüne  önem verdi, dindar görünen dinsiz bir hain tarafından sırtından hançerlendi.

Aldatılan, kandırılan oldu belki ama asla kandıranlardan, aldatanlardan olmadı. Hayatının her döneminde zayıf olana değil, zalim olana, hain olana karşı acımasız oldu.

Özetle...

1994 yılında, "Beni başkan seçin, İstanbul'u pisliklerinden temizleyeyim" diyen ve sözünü tutan adam bir kez daha yetki istiyor. "Ne kadar mücadele edip çabalasam da ülke bu sistemle yerinde sayıyor. Beni bir kere daha başkan seçin, Türkiye'yi bütün eski pisliklerinden temizleyeyim" diyor. 

Karşısındakiler buna itiraz ediyor, "Tek adam olmaz" diyor, "Tek adama mı oy vereceksiniz?" diye itiraz ediyor.

Ben de diyorum ki...

Tek adamsa tek adam! İstanbul bu adam sayesinde, Türkiye bu adam sayesinde düze çıktı! 

20 koca yıldır etrafa dönüp baktığımızda Türkiye'yi yönetebilecek kabiliyette bir "Tek adam" görüyorsak bu bizim eksikliğimiz değil, sizin yobazlığınız!

Keşke siz de adam olsaydınız da yanına birkaç adam daha katabilseydiniz!

 
Etiketler: Tek, adamsa, tek, adam!,
Yorumlar
Diğer Yazılar
AKP Bank!..
Bütün AK Partililer yargılanacak!
Şimdi böyle mi olduk Tatanka'm?
Bu sorunları Süleyman Soylu çözer!
Bana kızan CHP'liler burada mı?
Bu iki mesele sıkıntı oluşturur!
CHP'yi en iyi anlatan fıkra!..
Dün de ittiniz, bugün hala itsiniz!
Akşenerin sonu... Heüüvvv heüüüvvv
Kafanız basmıyor mu?
Şu Süleymancılar meselesi...
Uçan mühür!..
İnce'den çok büyük iddia!
İnce'ye konuşan eski AK Partili'yi biliyorum!
Açılın, Perinçek geliyor!
Erdoğan'ı yargılayacak mısın?
Erdoğan gitsin mi diyorsun?
AK Parti listesi iş yapar mı?
Yapma Muharrem Bey!
Bilge Adam'a bir sorum var!
Bunu ancak CHP başarabilirdi!..
Bülent Arınç'ın dönüşü....
Abidik gubidik işler...
Fetö bunların içine ruhunu üflemiş!
Kanuni salakmış!
İnsanımsı köşe yazarı...
Allah'sız zalimin zulmüne karşı...
Aklıma takılan üç soru
İçerideki Burseya Dağı!..
CHP Kurultayı'ndaki ilginçlikler
Afrin'de sivil katliam var!
O bayrak oraya boşuna dikilmedi
Milletvekillerine gönderilen ihanet mektubu
Gönderin bu itleri Afrin'e...
Korku ve zafer
O maddeye neden itiraz ettim?
O'nu neden destekliyoruz?
Mescid-i Aksa yakın zamanda yıkılacak!
Ben bir Kudüs yapıp geleceğim
Swift kodlu dekont tuzağı!..
CHP 5 yıl sonra iktidar olacak!
Erdoğan Atatürk'çü mü oldu?
Bylock ve Fetö mağdurları
Doların ve Meral Akşener'in yükselişi!
Kahraman Can Dündar mı demiştiniz?
Neden istifa etmiyorlar?
İstifalar ve AK Parti eriyor mu?
Kasım ayında ne olacak?
Bay joistik!..
İnsansız Kara Aracı...
Vize ve rest
Bu olayların canlı şahidiyim
İstifalar ve yalanlar...
MTV zammı ve iki açıklama örneği
Ders kitaplarında Fetö izleri...
Süleyman Soylu'ya açık tehdit!
Erdoğan kimlerden bahsediyor?
Ölü taklidi yapan belediye başkanları!..
O askerleri ben linç ettim!..
Tüküreyim festivalinize!..
Kadir Topbaş'a sorularım var!
Kılıçdaroğlu o gece nereye gitti?
Kılıçdaroğlu'nun masumları, Tayyip'in köpekleri...
Nereden nereye...
Kılıçdaoğlu yeni bir darbe bekliyor mu?
Yeni bir darbe girişimi olabilir mi?
Gerçek Fetö mağdurları nasıl aklanacak?
Bırak git artık Kadir Topbaş!
Erdoğan Reis'e ihanet etti!
Pelikan, penguen, gergedan...
FETÖ'yü tahliye edecek misiniz?
Ölü soyguncusu Fetöcüler!
AK Parti'de temizlik operasyonu başlıyor!
Hayaller Malkoçoğlu, gerçekler Kılıçdaroğlu!
Zafere hazırlanın!
CHP'liler kripto AK Partili mi?
Aslında dünyanın anayasasını değiştireceğiz!
Demokrasi nöbetleri yeniden başlamalı...
O artık koyu bir evetçi!
Mollalar İran'a!.. Yallah Arabistan'a...
Cahil, eğitimsiz AKP'liler!
Aysel ve Bahçeli...
Pardon, Meclis iradesi mi dediniz?
Bu sistem mi diktatörlük getirecek?
Bülent Arınç'a cevap
Reina katliamcısını kim dövdü?
Vekillerin ısırılmazlığı yok muydu?
Beylik silahı...
Atatürk döneminde neden çokomel üretilmedi?
Son bir çarpışma bizi bekliyor
Ya batacağız, ya çıkacağız!
Mazlumun umut ışığının adıdır Türkiye..
Halep'ten sonrası Ankara!..
Bir mağduriyet hikayesi...
Bize düşen görev...
Utanın, utanın!
Bu saldırı kimin işi?
AK Parti kendi ayağına sıkıyor!
Kılıçdaroğlu Atatürk'ten intikam alıyor!
Labiciktirin!
Yeni darbenin provasını yaptılar!
Öcalan ve Gülen idam edilebilir mi?
Atatürk uzaylı mıydı?
Darısı Demirtaş'ın başına...
Türkiye'nin yolunu açan adam!
Fetöcüler göreve geri mi dönüyor?
İkinci darbeyi yaşıyoruz!
Terör örgütünün medyası susturulamaz!
Erken seçime hazırlanın!
Türkiye'ye gireceklermiş!
Sülo terörist avlar, Selo mal mal bakar!
Fetö mağdurları nasıl aklanacak?
Bize böyle medya lazım...
Bize nasıl adamlar lazım?
Fetö'cü dostlarını koruyan AK Partililer!
Adana Temizlik Şirketleri